Kül Kızılı

Gece Gündüz
A A

Uzanmaktayım.
Sussam fısıldar çamlıklar
Görsem ki
filizlenen sonbaharda
Kirpiklerinden düşen gölgeleri…
Abîr müsved iki ocak ayında,
İnletiyor burun deliklerimi.
Yakıcı mehtaplığın bulanıyor avareliğime,
İnce bir sızım çatırdıyor,
İki kaş arasındaki ince çizgide.
Şayet bana zemzem suyunu hatırlatıyor,
Kutsal topraklardaki naçizane çehreni.
Bir bilsen sana uzanan kırık parçaların
inim inim dirayetini!
Sen ki mübalağa bir gezgin,
Her ayrıntısında bire bin…
Pireye deve devşirecek.
Akmaz selin habercisi bir balık,
Akşamüzeri uğradı kayığıma.
Alizeler sallandıracak güne doğum anını,
El sallayacağım debiden.
Yatağındaki durgunluktan daha fazlası çarşaf.
Soğuk büklümleri, yargıçları ensemde.
Dolunayda büyüyen nefes şimdi,
çarkaların kırbacında vuzuh bir kelepçe.
Oysa ensemdeki sıcak nefeste
Can alasıya öpüşmek isterdim seninle
Kerpiçten evlerin içinde…
Ve görürüm ki
Böcekler birikmiştir çınlayan güruhta,
Balballar dikilmiş göz kapaklarına…
Şimdi gölgen dahi örtülmüş toprakla.
Uzanmaktayım deklanşöre,
Ufak bir kare sadece.
Kül kızılı salınan saç tellerinde,
Ben yine arar dururum gölgeni karede.
Tekrar düşeyazarsan muhitime,
Münafık cüzilerin arasından çekeceğim;
Kirpiklerini ve kül kızılı saç tellerini…

Defne Avcı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...