Düş Bahçesinde Bahar Vakti

Gece Gündüz
A A

Sizin bir şiiriniz var mı? Yahut size bir şiiri yaşatan kanlı canlı bir insan var mı? Olsun istemez misiniz? Benim oldu ve çok basit bir yolla ulaştım bu güzelliğe. Sadece sevdim arkadaşlar. Tuttum bir insanla bütünüyle masum sevgimi paylaştım; ona yalansız, tertemiz sevgimi uzattım. Sonra karşılık beklemeden ama sanki oluru böyleymiş gibi karşılığını alarak bir şiiri yaşadım. Oluru böyle arkadaşlar, sevgi güzel karşılıklara gebedir. Öyle ya, bir şiiri yaşamak gökyüzünde kuşlar gibi uçmak. Bir şiiri yaşamak gece vakti yıldızlar gibi parlamak… Yani bir şiiri yaşamak; iyilikle, güzellikle yaşamak arkadaşlar…

Önce şaşırdım tabii, sordum kendi kendime: “Kaldı mı böyle insanlar?” diye. Kalmış arkadaşlar. Bir yerlerde, belki çok uzaklarda belki dibimizde masumiyetini yitirmeyen güzel insanlar kalmış. Hala birileri birilerine şiirler yaşatırmış, hala birileri iyi olma yolundan sapmamış… Peki biz nasıl insanlarız? İyi insan mıyız yoksa kötü insan mı? Daha beteri ne olduğu belli olmayan boş insan mı? Bu hayatta en önemli olgulardan biri, ya bir yer olacaksın ya da bir yerde. Nerede olduğunu bileceksin temelinde. Ben bir yer olma taraftarıyım. Eğer bir yer olmayı başarabilirsen, faydalı bir insan olmaya başlıyorsun. Yani güneş gökyüzünden başka yerlerde de doğsaydı kesinlikle bu kadar faydalı olmazdı. Bir atasözüyle de “Taş yerinde ağırdır” denebilir. Biz bir yere varır, o yere sahip olur, oradan ışığımızı saçarsak, ışığımıza insanları toplayıp hep beraber aydınlanırsak, tertemiz ufuklara yol alabiliriz. Burada bir yerin bir sahibi olmaz tabii, yani iyi insanlar iyilik doğan o yerin sahibidir diyebiliriz. Merkür, Jüpiter gibi bir yer olarak da düşünmeyin iyiliğin doğduğu yeri, o yer kalbimizde, derinimizde arkadaşlar. Biz bir ışık topu olup güzellik dağıtabiliriz. Peki nasıl bir ışık bu? Bu ışık iyiliğin ışığı, sevginin, güzelliklerin, huzurun ışığı olmalı. Yoksa nasıl aydınlatabilir karanlığı? Birbirimize ellerimiz uzanmalı, o ellerden kocaman iyi dilekler evrene yayılmalı, o eller bir olup insanlığı bahar vakti gülen çiçekler gibi mesut kılmalı. Çocuklar bir hiç uğruna toprağa karışmamalı. Barışın bir yeri olmalı, orada toplanmalı, oradan dünyaya ışık saçmalı, sonra da insan olmanın o engin hissinde kaybolmalı. Yani bize bahşedilen bu hayatı tertemiz yaşamalı…

Bütün bu güzel ışıkların da doğru istikamete sahip bir yolda olması gerekir tabii. Bunun için bu ışığı uzatan yüzler sorumlu olmalı, bilgili olup çok okumalı. Anlamalı, anlatmalı, boş verip yok saymamalı. Yani gece vakti patlarsa evinin lambası, nasıl olsa gündüz olacak deyip boş vermemeli, ertesi gece tekrar karanlıkta kalacağının farkında olmalı. Bomboş yaşamamalı, bilgiyi iyiliğe yormalı. Bir çiçeği sulamak da sorumluluk sahibi olmaktır iyilik yolunda. Çünkü iyilik yolunun tasavvurunda, dünya her yanı rengârenk çiçeklerle kaplı bir bahar vakti aslında. Kötü olmak için bir çaba sarf etmenize gerek yok mesela, kötü olmak emek istemez. Kötü insanların sorumlulukları yok alışkanlıkları vardır. Kötüler özgür değil bağımlıdır. Dolu değil boş insanlardır. Kötülüğe kolay ulaşılır. Sonunda ise bataklık vardır. İyilik yolunda ise, insan her şeye rağmen yılmamalıdır. Çünkü iyiliğin yolu bile huzur doludur, iyilik kötülükten milyarlarca kat daha büyük olduğu için bir emeğin, çabanın karşılığında hayat bulur. Emek, sorumluluk dediğim aslında çok büyük şeyler değil fakat çok fazladır arkadaşlar. Sokak hayvanları için kapınıza bir kap su koymanız belki büyük bir meziyet olarak görünmeyebilir fakat iyilik yolunda kocaman bir emektir. Bunun gibi nice çaba gerekir… Bunun gibi nice güzellik sizde gizlidir. Bulun arkadaşlar…

Size bir şiiri yaşatan yoksa siz birilerine şiirler yaşatmak için çabalayın. Bunu tanıdığınız bütün insanlara anlatıp, öğretin. Bir gün mutlaka bir şiiri yaşarsınız. Bir gün bir yer olup, ışık saçarsınız. Yeter ki iyiliğe inanın, sonra bahar çok yakın. Bahar çok yakın…

Caner Yoloğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...