Cep Aynası – III

Gece Gündüz
A A

Dibi kara, dini imanı para, dünü yara ve yarını hara uzanan bu yer neresi? Günahın ışıltısı, bir lütuf gibi asılırken boyunlara, güzelliklerin hiç edildiği… Bir sevda uğruna büyüyen iyilikleri, bir sistem koluna takılmış insanların bok ettiği… En çok sevenin değil, en çok sevilenin kahraman gösterildiği. Toprağına kum karışan, kumu betona uzanan, yeşilinin akıbeti sorulmayan bu yer neresi? Biz neredeyiz?

Beni beynimden vuran yalanlar var, beynimi kemiren karıncaları doğurmuş bir de eski sevdam. Eskimiş sevdam. Öylece duruyordu gönül rafımda. Ne vakit uzansaydım o rafa, yalnızlığımın boynuma geçirdiği ilmek gerilir, nefes alamazdım. Umudu kestim çok sonra, elimi ayağımı çektim oradan. Tutunmak için umudum değil aklım vardı, anladım. Ama bakıyorum ki tükenmeme engel hiçbir ışık yok. Var olanlar, yok edenlere karşı yenildi ruhumda. Ben buradayım ama buralar görmüyor beni aslında…

Günün birinde “Ömrünün geri kalanına yaraşan en afili deyim nedir?” diye soran olursa; “Umudu kırılmak.” diyeceğim ona. “Umduğunu bulmamak” ya da “umduğuna değmemesi” veyahut “hevesin kursakta kalması” değil, “umudun kırılması.” Vardığım bu yerde, kurduğum o düşlere yaraşır bir tek insanın, duygunun, en küçük bir doğa olayının olmaması… Ah bu yer… Vardığımız bu yer, umudumuzun kırılması.

Gizli sebepler aramaya gerek yok. Hepimiz, kendi ruhumuz ile başka ruhları bir araya getirdiğimiz anda yenilmeye başladık. Hepimiz, birimiz için hiçbir şey olduk. O biri de çok olduğunu zannederek kendini avuttu. Yoksun ruhunu uyuttu. O birini siz bilirsiniz. Vardır sizin de hayatınızdan geçen öyle biri. Sizi hiç, kendini piç eden biri…

Karanlık, aydınlığa yakıştığı için bu kadar güzel geceler. Yoksa ne diye yerinde durmasın gözdeki fer? Belki de aydınlık yarınları gecelerde arayışımızın sebebi böyle bir yer, karanlık… Burası karanlık, evet; burada dil, dile uzak. İnsan; acıya aç, umuda bağımlı, huzura muhtaç. İnsan, insan için olan her şeyin katili, insafsızlığın kölesi… İnsan, kendine hem düşman hem ihsan. Zaten bizi buraya tutsak eden içimizdeki düşman…

Kim bu düşman… İçimizde, bizi biz mi yapan yoksa bizi parçalayan?

Bu yazının diğer bölümlerini okudunuz mu?

Caner Yoloğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...