Bizim Hikayemiz

Gece Gündüz
A A

Üzeri örtülü geçmişimin
Geleceğime bırakılacak bir notum yok.
Sanki kaderin elçisiyim
Zamanla savrulmama başka da bir açıklamam yok.
Elçiyim ben, elçi!
Gel gör ki zeval edenim çok
Kanadım, bittim…
Elimden tutan yok…

Şimdi ben hangi şairle
Uzun uzadıya bir düzlükte
Koca bir dağ eteğinde
Gece vakti İstanbul’un denizinde
Aynı yerden vuruldum?
Aynı yer, bizim öksüz sokağımız
Bizim odun sobasında umutlarımız
Terli pencereler ardında karlı aşklarımız…
Aynı yerden nasır tutmuş avuçlarımız
Aynı olmasa da yandığımız, aynı sebepten yanmışız.

Dünya dönüyor, insan zamandan geçiyor
Kimi eksiliyor, kimi eksilmiyor.
Dörtnala yarınlar, dünlerden acı olup geçiyor
Geçen zaman geçmeyen izler bırakıyor.
Hesap sormaksa…
Ah, sormamak hep galip geliyor.

Bıyıkları zift tutmuş şairlerin dilinden
Gök yüzlü hikâyeler dökülüyor.
O hikâyelerden birinde
Umut kokulu saçlarıyla esmer bir kadın beliriyor.
Kadın denizin ortasında dans eden bir kuş gibi uçuyor
Kadın aşkın doğduğu bir bahar gibi
Bıyıkları zift tutmuş şairin yüreğinde filizleniyor.
Bedeni zifte bulansa da şairin
Yüreğinden berrak ırmaklar akıyor…

Acı bir gecenin kuytusunda
Önümü yarınlar kesiyor.
Anlat hikâyeni der gibi nefesime karışıyor.
Titreyen ellerim
Bıyıkları zift tutmuş şairin yıldızını gösteriyor
O yıldız orada duruyor
O hikâye bize çok yakışıyor…

Caner Yoloğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...