Bir Sokak Lambasının Hikayesi – Bölüm 2

Gece Gündüz
A A

Bir Sokak Lambasının Hikayesi – Bölüm 2

Bulunduğumuz site inşa edildikten sonra biz de yerimize konulduk. Bu pek hoş bir deneyim değildi. Ayaklarımıza beton döktüler neticede. Sonra bir elektrik ustası sitedeki tüm sokak lambalarının tasarruflu ampullerini taktı. O akşamı herkes yani bütün sokak lambaları heyecanla bekliyordu çünkü var olmamızın amacı olan aydınlatmak görevini ilk kez o akşam gerçekleştirebilecektik. Yani siz insanlara şöyle anlatayım “nefes almak” gibi bir durum bu.

Akşam saati yaklaştı. Hava usul usul karardı. Ve gördüğüm tüm sokak lambaları tek tek yanmaya başladı. Sıra bana geldiğinde ise bir terslik olmuştu. Tasarruflu ampul bir yanıyor bir sönüyordu. Yanınca da çok az ışık veriyordu. Elektrik ustası tasarruflu ampulu yeterince çeviremediği için temassızlık vardı anladığım kadarıyla. Size nefes almak gibi demiştim ya. İşte öyle ben o günden sonra her akşam sabaha dek nefes alamadım… O gece acayip bir yağmur yağdı. Daha önce görmediğim ve daha sonra hiç göremeyeceğim bir yağmur. Dedim ki kendi kendime biz eşyalar ağlayamayız ama vakitsiz yağan her yağmur bizim için galiba. O gece yağmur benim için yağıyordu.

Siteye insanlar yavaş yavaş yerleştikçe etraf cıvıl cıvıl oluyordu. Çevrede bu kadar sesin olması benim çok az ve arada bir yanan ışığımı biraz olsun unutturuyordu. Geç saatlerde benim önümden geçen insanlar temkinli davranıyorlardı. Çünkü etrafımı aydınlatamadığım için yolun bu kısmı epey karanlık kalıyordu. Hatta arada bir yanan ışığımla korku filmi sahnelerine benzer bir ortam oluşturuyordum istemeden de olsa.

Günler çabuk geçiyordu. Biraz yan tarafımdaki bankla sohbet ediyordum bazen. Konuşkandı diğer eşyalara göre. İnsanlar üstüne oturduğunda onları dinler ve bana anlatırdı. Ben de bazı şeyler duyardım insanlardan ama ondan dinlemesi daha zevkli olurdu bunları. Genelde ne duyduysa abartarak bana aktarırdı. Ben de işin doğrusunu bilmeme karşın sesimi çıkarmaz onu dinlerdim.  Mutluyduk, en azından banklar, kaldırım taşları ve diğer otuz yedi sokak lambası mutluydu ve benim mutlu olup olmamamın bir önemi yoktu.

Sonraları içimde bir sızı büyüdü yavaş yavaş. Çünkü o sitedeki otuz sekiz sokak lambasının en işe yaramazı bendim. Ve herkes memnundu halinden. Bense tek görevimi dahi yerine getiremeyen bir sokak lambasıydım. İçimdeki sızıyı kimseye anlatamadım.. Bir ara banka anlatacaktım ama o dinlemek yerine anlatmayı seçenlerdendi ve ne zaman bir şey söyleyecek olsam cümlelerimi ağzıma tıkardı. Bazen bir güvercin konardı üstüme. O na anlatmak isterdim. Ne zaman anlatacak olsam o da uçup giderdi.

Günlerden bir gün öğleden sonra yirmili yaşların başında bir delikanlı direğime bir şeyler yazmaya çalıştı. Sevdiği kızın ismini yazıyordu anladığım kadarıyla. Sonra yazdığı ismi kalp içine aldı özenle. O gün bir nebze olsun etrafı aydınlatamadığımın acısı geçmiş, delikanlının yazısı beni mutlu etmişti.

Caner Tonkaz

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...