Yüzen Umut

Gece Gündüz
A A

Yüzen Umut

Yıprak bir kâğıttan
Bir Yelkenli
İnşa etti Tanrı.
Ruhunu üfledi.

Kurşun kalemle
Gövdesine ismi yazılı
Yıprak bir Yelkenli…
Âşık olurum sandı Okyanus’a
Çelimsizdi, tek nefesti canı oysa.
Göremedi gözündeki kepengi.

Kımıl kımıl bir nehrin akıntısındaydı.
Bir gece yarısı
Aya verdi sırtını, umutluydu.
Kollarıyla saracaktı Okyanus’u

Yelkenlerini tıka basa doldurdu rüzgâr.
Koşar adım çıktı şehrin menzilinden
Dayandı Okyanus’un hududuna.
Rüzgârla cilveleşen bayrağı, aşkı bağırdı Okyanus’a

Surlar saklıyordu Okyanus’u
Okyanus toktu Yelkenli’ye, aşka toktu.
Saklandı duvarlarının ardına,
Kıvırdı burnunu.
İstemedi.
Hem bu kaçıncı Yelkenli kapısındaki?

Yelkenliye sırt çevirince Okyanus
Yelkenli boynunu büktü.
Ama Yelkenli daha toydu, küçüktü.
Önünde öğreneceği kaybedişler vardı
Diğer adı kazanmak olan,
Farkına bile varamadığı

Okyanus sularına kulaç yetiremedi Yelkenli
Melez bir baharda, güneş doğmadan
Eriyeyazdı, ölümle pençeleşti.
Artık çok değildi vakti, belli ki ölecekti
Gözünü yumup selamlarken ölümü
Rüyadan sıyırdı gördüğünü

Eline yüzüne çaldı pak yarınları
Ayıldı.
Ardından var gücüyle bağırdı mürettebata
“Yelkenler fora!”
Merhaba dedi rüyasındaki gibi
Bir yolculuğa

Geceyi yardı keskin umutları
Yol aldı tam tekmil
Bir yerlerde onu bekleyen Okyanus’a

“Eller ne der?”den ayıkladı amaçlarını
Hem Okyanus’u tatmayacaksa kulaçları
Neden yaratsındı ki Tanrı?

Evet, susadı canına
İşte bunun için bakacaktı
Okyanus’un acı tadına.
Hatta içecekti ölüm pahasına.

Can Cafcav

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...