Özgürlükten İnce Hiçlikten Kalın

Gece Gündüz
A A

Özgürlükten İnce Hiçlikten Kalın

Yıprak bir ruhun yorgunluğudur şiirlerim.
(Belki de yıprak bir Tanrı’nın şiiriyim.)
Her yazışımda ve her yaşayamayışımda
Kişiliğimi deşer, leşimi yere sererim.
Aslında kızıyorum kendime
Bu burjuva hüzünleri için.
Ne yaşadım ayrılıklardan başka yorulacak?
Yeraltında kazma mı salladım, ömür yontacak?

Sevdayı konak bilirdim önceden,
Şimdilerde ise yersiz yurtsuz bir ruhum.
Yeniden, sevdayı mesken bellesem, yorgunum.
Bellemesem,
Ölmeye meftun…
Belki de sevda değildir ruhumdaki ağırlığım,
Asıl külfet, sevdayı algılayışımdır.

Ey, ellerimle paramparça ettiğim inançlar, sevdalar!
Hangi meyveyi bağırdığımda çıkacaksınız kaybolduğunuz yerden?
Elma mı demeliyim yoksa armut mu?
Korkarım ki günden güne sesim de kısılıyor.
Bağırmasam da feryadım duyulur mu?

Ey, sırtını sevdaya dayamayı isteyen Can!
Hayalindeki sevdayı savur at yüreğinden.
Bu zamana kadarki tüm tanımlarından soyun.
Öyle bir sevda dik ki kendine,
Özgürlüğünden ince,
Hiçliğinden kalın olsun.

Can Cafcav

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...