İğne Ucundaki Pamuk

Gece Gündüz
A A

Ben çok şanslı bir insanım sevgili okur. Ama böyle dedim diye Pollyanna bellemeyesin beni. Şans denen faktörün oluşmasında mucize kadar insanın kendi uğraşının olduğunu da biliyorum.

Mesela, amaçlarımın peşinden koşuyorum. Ders çalıştım bugün. Sorular çözdüm. Bilemediğim sorulara küfredip konu anlatımına geri döndüm. Fark ettim ki: Sayfalarla cebelleşip çok geçmeden doğru yanıtı bulduğumda içimi bir huzur kaplıyor. Yanlışı düzeltme hissi… Müthiş bir şey… Ben yanlışıma sövüp de onu yok etmeye çabalayacak kadar şanslıyım sevgili okur.

Gecenin şu vakti bokuma kadar yalnız hissettiğim için yazıyorum bunları. Ruhuma batan iğneler olduğu için… Ama seviyorum bu hâlleri sevgili okur. Yalnızlık, şiddetli bir acı çekmeme neden olsa da istediklerimin peşinden koşmama ortam hazırlıyor. İlerliyorum ben de. Bir şeyleri göze alarak ve korkmadan… Bundan dolayı seviyorum işte yalnızlığı… Birçok şeye isteksiz olan ben, it gibi felsefe çalışıyorum. Ve sevdiğim bir şey için sabahlamak, beni aşırı mutlu ediyor. Demek istediğim: Gecedeki huzursuzluktan nemalanacak kadar şanslıyım sevgili okur.

Sarp kayalarla savaştığımı hissediyorum. Geleceğin bilinmezliğiyle savaştığımı hissediyorum. Geçmişin köstekleriyle savaştığımı hissediyorum. Toplumun getirdikleriyle savaştığımı hissediyorum. Değiştirmem gerektiği düşündüğüm yanlarımla savaştığımı hissediyorum. Hayatla savaştığımı hissediyorum. Pes etmediğimi hissediyorum. Ve işte bu savaş hâli beni çok huzurlu biri yapıyor sevgili okur. Düşünsene savaşacak hiçbir şeyinin olmadığını… Kafanda hiçbir soru işaretin yok, yalnız hissetmiyorsun. Kafanı yastığa koyar koymaz uyuyor, sabah kalkarken lök diye kalkıyorsun. Düşünsene; küfretmiyorsun, hiddetlenmiyorsun, birilerini kıskanmıyorsun, başarmak istediğin hiçbir alan yok… İnsan, çırılçıplak kalmaz mı sevgili okur?

Ve ben, gecenin şu vaktinde ne kadar şanslı olduğumu düşünüyorum. Ya Tanrı beni de onlar gibi yaratsaydı sevgili okur… Ya ben de onlar gibi bomboş emeller peşinde olsaydım… Uçkurumun keyfi için yaşasaydım mesela… İki rakam için kendimi paralasaydım… Kendimden nefret etseydim… Bir kadın uğruna kendimi unutsaydım… Önüme sunulan her şeye inansaydım… Eksiklerimle savaşamayacak kadar korkak olsaydım… Onu geçtim sevgili okur. Ya böyle bir ailede yetişmeseydim… Şanslı olduğuma hak veriyorsun değil mi?

Kendimi çok seviyorum sevgili okur. İster “Kibir.” de, istersen beni anla ama kendi hayatına şekil veremeyecek kadar beceriksiz insanları gördükçe kendimi çok seviyorum. Bedel ödemekten korkan insanları gördükçe kendimi çok seviyorum. Pişman olmamak için kıvranan insanları gördükçe kendimi çok seviyorum. Şiirde ve müzikte kaybolmayacak kadar kuru insanları gördükçe kendimi çok seviyorum. Başka varlıklar için kendinden ödün veren insanları gördükçe kendimi çok seviyorum. İstersen söv bana sevgili okur, istersen beni anla. Ama ahvalim budur: Kendimi çok sevdiğim için amaçlarım uğruna sabahladığım için içimde bir huzur var. Hem de yalnızlığın batan o iğnelerine rağmen…

23.11.2017 – 03:01

Can Cafcav

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...