Bir Bir Gece Yalnızlıkları – Buraya Kadar Yazdığım Her Şey Yalandı

Gece Gündüz
A A

Bir Bir Gece Yalnızlıkları – Buraya Kadar Yazdığım Her Şey Yalandı

(…)

Bitti.

Buraya kadar yazdığım her şey yalandı. Biraz kötü yalancıyım, özür dilerim. Her şey, kafamdayken çok daha etkileyiciydi. Ama ben yazmanın acemisiyim. Yazarlığın acemisi… Bu yüzden ömrüm boyunca devam ettireceğim bu seride buna benzer hatalar olacak. Bu hatalar da size benim insan olduğumu beyan edecek, samimiyet sunacak; yazdıklarımı biraz daha içselleşir kılacak.

Şimdi, her şeyi açıklığa kavuşturacağım.

Bir öğretmen olduğum doğru. Bir aralar ölümün mantıklı gelmesi de doğru. (Gerçi, hâlâ ara ara mantıklı geliyor.) Ailemin bir kazada ölmesi yalan. Bahsettiğim tüm kutular yalan. Yalnızca, benden çok uzakta yaşıyorlar. Zira bir süredir, büyüdüğüm kültürden çok başka bir kültürün içinde yaşıyorum. Yeni bir ortama girerken bocaladığım için de kesif bir yalnızlığın içindeyim.

Bu yalnızlığı deşmem için de kendime bir masal uydurup, o masalın peşinde kapılıp gitmem gerekiyordu. O yüzden soyundum Şehrazatlığa. Ölmemek için bir meşgale bulmalıydım, bu da yazmak oldu. Fakat kendimi ele vermekten korktum. Korkularımı, hislerimi insanların bilmesini zaaf bildim. Gerçi bu konuyu pek aşabilmiş değilim. İnsanların benim en ince ayrıntılarıma kadar bilmesi hâlâ bana huzursuzluk veriyor. (Bunu aşmak zorunda mıyım ki? Neden ipliğimi pazara sereyim? Neden kendim hakkında insanlara koz vereyim?)

Bu düşüncelere binaen bir karakter yaratmaya çalıştım kendime. Buraya kadar da o karakterin ağzından konuştum. Fakat olaylar dallanıp budaklandıkça ben ne yazacağımı bilemedim. Zira, kurgusal bir metni parça parça yayımlamak için yazdığımız her noktanın ileride karşımıza nasıl çıkacağını bilmek gerekiyor. (Bu yüzden, bitirdikten sonra yayımlamak en sağlıklısı ve en pişmanlık yaratmayanı.) Ben de Şehrazat’ın anlattıkları gibi günler boyunca süren bir seri yazmak istiyorum. Bunu da dişe dokunur biçimde, doğaçlama yazabilecek birisinin olacağını hiç zannetmiyorum.

Bu dakikadan itibaren burada kurguya dair hiçbir şey olmayacak. Ölüme kadar süren bir seriyi devam ettirebilmem için ancak yaşadıklarımı ya da yaşadıklarıma paralel şeyleri yazabilirim. Ama bu da başımdan geçen her olayı yazacağım anlamına gelmiyor. Bunu yapmayı istemiyorum. Çünkü başımdan geçen olaylar birer mucize değil ya da büyük büyük sorunlarla uğraşıp bir yaşam becerisi sergilemedim. İlham olabileceğim tek bir şey yok. Yalnızca, denemelerde savunacağım fikirlere destek bulmak için kimi örnekler vereceğim. Yani, önemli olan gene fikirler olacak . Öteki türlü hiçbir anlamı olmayan anlarımı size anlatmak saman gevelemekten öteye geçmeyecek.

Benim evde pineklemem size bir şey katmaz çünkü. İçtiğim sigarayı anlatmam size bir şey katmaz. Arkadaşlarımla kendi aramızda küfürlü küfürlü konuşup arka arkaya biraları yuvarlamamız da bir şey katmaz. Başkalarının edebi anlayışı nasıldır bilmiyorum ama size bir şey katmayan bir şeyi de ben yazmayı istemiyorum.

Geçmişte başka bir görüşteydim; kendimi kanıtlamak için, duygularımı ifade etmek için yazıyordum. Bazen de okunup beğenilip kişisel tatminimi sağlamak için. Belki gelecekte de bambaşka bir görüşte olacağım ama şu anlık yazmamın amacı tamamen bunlar: kimi kavramları irdelemek, kimi sorulara cevap aramak, kimi şeyleri eleştirmek.

Ömür boyu yazmaya çalışacağım bir seri olacağı için ilerleyen zamanlarda içerik de o derece çeşitlenecektir. Belki ileride burada yeniden kurgusal metinlere yöneleceğim. Belki bir şiir yazacağım. Belki de yazarlık uğraşına son vereceğim. Yaşam kocaman kararlar bütünü. İki gün sonra hangi şartlar altında yaşayacağımı ve bu yaşadıklarımın beni hangi kararları almaya sevk edeceğini bilemem.

Bu yazının diğer bölümlerini okudunuz mu?

Can Cafcav

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...