Bin Bir Gece Yalnızlıkları – 1. Bölüm

Gece Gündüz
A A

Bin Bir Gece Yalnızlıkları – 1. Bölüm

18.12.2018
01.43

Buraya, her seferinde öyle bir cümle yığını koymalıyım ki ölmeyeyim.
Şehrazat da benim padişah da benim. Masalı uyduran da benim devamını bekleyen de.

Çünkü bitti. Sonundayım her şeyin. Maddeleri tükettim. Hırslarımı tükettim. Anlamlarımda yanıldım. Amaçlarımın değersizliğini gördüm. Ya da onların peşinden koşamayacak kadar perişanım şimdi. Bu yüzden de oyalanacak şeyler bulamıyorum. Herkes hayatın akışında yağ gibi akıp giderken ben budaklı bir ağacın yokuş aşağı yuvarlanmasına benziyorum.Paldır küldür…

Yazarak rahatlatacağım kendimi. Gerçi, rahatlayamayacağımı da biliyorum. Sadece inanışlarımdan boşalan oyalanma görevini yerine getirecek. Ölmemek için tek uğraşım bu olacak.

Bir gün yazacak hiçbir şeyim kalmayınca da her şeyin sonu gelecek. Boğazıma bir ilmek geçirip iskemlenin üzerine çıkıp tekme atacağım iskemleye. Ve işte o an her şeyin sonuna geleceğiz: Bir büyük boşluk.

Ya da bunlar olmadan evvel her zamanki gibi bunda da çok büyük yanıldığımı fark edeceğim ve hayatın anlamını bulacağım. O günden sonra ölümü ağzıma almayıp o anlamın üzerinde düşüp kalkacağım. İşte o zaman padişah vazgeçecek Şehrazat’ı öldürmekten.

Bakalım ne kadar sürecek Şehrazatlığım?

04.36

Elimi yıkamak için lavaboya gittiğimde bir an yüzümü izlerken buldum kendimi. Burnumu izledim. Kaşlarımı… Saçım sakalım birbirine karışmış. Gözlerime bakmaktan korktum. Sanki gözlerimden başka hiçbir uzuv benim değilmiş gibi. Sadece onu izlediğimde içimdeki kişiyle yüz yüze geliyorum gibi.

İçimdeki kişiyle yüz yüze gelmekten korkuyorum. Leş bir enkazla karşılaşmak istemiyorum. Kaçtım. Burnuma doğru kaydırdım bakışlarımı. Kulaklarımda gezdim. Gözlerimin dışındaki uzuvlarım herhangi amatör bir heykeltıraşın başarısız bir heykeline ait gibi.

Bir kuş ürkekliğinde gözlerime baktım. Ne kadar korksam da ondan başka konuşacak kimsem yok. İlkin sağdakine, sonra soldakine… Manzara aynı… Kan çanağı olmuşlar. Ortada siyah bebeğin içinden bile yorgunluk okunuyor. Etrafını çevreleyen kahverengilik hiçbir anlam içeremeyecek kadar bıkkın. Geri kalan yerde beyazlığın olması gerekmesine karşın beyaz namına hiçbir şey yok.

Aklıma Ortadoğu geldi o an. Kandan hiçbir yeri görünmeyen coğrafya. Kötü olan ne biliyor musunuz? Bu kanın müsebbibi de biziz.
Susarak…
Kendimizi umursamayarak…
Kişiliğimizi mahvederek… Ve bundan intikam alır gibi başkalarının kişiliklerini mahvederek…

Peki, hangimiz daha masumuz? Ortadoğu mu ben mi?

Bu soruyu düşünmek üzere tuvaletten çıkıp salona geldim. Işığı açmadan kanepeye uzandım ve sırtımızı dayadığımız yere bacaklarımı uzattım. Ellerimi ensemde kavuşturduktan sonra tavana dalıp nevalemdeki soruya yöneldim.

Kendim hakkında diyeceğim şeyler bol. Ama Ortadoğu hakkında ne kadar bilgi sahibiyim ki? Sadece kendi ülkem adına konuşabilirim. Düğer ülkelere dair ne söyleyebilirim? Ancak ve ancak televizyondan ve birkaç kitaptan bize sunulan kadarını bilebilirim. Üstelik o bilgilerin doğru olup olmadığını da bilemiyorum. Orada yaşamadan, o olaylar başımdan geçmeden; coğrafya hakkında, sosyal yaşam hakkında bilgi sahibi olmadan yaşananlar hakkında ne diyebilirim ki?

Hiçbir şey.

Düşünmek canımı yakmaya başladı. İstemiyorum. Her şey boşluğa ve hiçliğe çıkıyor. Ne zaman arka arkaya sorular sorsam her şey orada bitiyor; hiçbir şey. İşte o zaman üzerimde bir rahatsızlık beliriyor. Ruhumda bir eksiklik… Ne yaparsam yapayım hiçbir şeyi tam anlamıyla öğrenemeyecekmişim gibi geliyor. Hiçbir şeyi düzeltemeyecekmişim ve hayat kendi akışında ilerleyecekmiş gibi. Ve bu çaresizliğin sebep olduğu eksiklik sadece ve sadece ölümle kapanır gibi geliyor. O boşluğun tek gerekliliği ölümmüş gibi.

Uyumak istiyorum. Düşünmeyi bırakıp ışıkları açtım. Ardından dişlerimi fırçalayıp yatak odama geçtim.

Şu satırlara son verip yatağıma gömüleceğim. Ölmeyi unutana kadar uyumak istiyorum.

19.12.2018
01.47

Yıkımımı getiren olayları düşünmekle geçti günüm. Eski günleri anımsadım bol bol. Hiçbir şeyde dikiş tutturamayışımı anımsamak beni çok yordu.

Öğretmen olmak dışında elimde hiçbir şey yok. Başkaları tarafından belki elle tutulabilir bir şey olabilir ama benim adıma çok da olumlu bir şey değil. (Daha doğrusu ruhumu doyuran şey değil.) Elimde bir şey varmış gibi gelmiyor. Okula zorla gidiyorum. Velilerle yüz göz olmamak için geçiriyorum günlerimi. Çok da bir derse girdiğim yok zaten. Neredeyse her derse branş öğretmenleri giriyor. Sınıf öğretmeni olmaktan çok “Velilerle Okul Arasındaki Tampon Bölge” olmak için almışlar bizi işe. Ben de olabildiğince hak veriyorum kendilerine. Her birine en müthiş öğrencinin kendilerinki olduğunu söylüyorum.

Leş gibiyim.

03.01

Yalnızlık…
Yalnızlık…
Gece yarısındaki yalnızlık…
Şehir yerindeki yalnızlık…
Sarı ışık altında yalnızlık…

Birkaç arkadaşım vardı okuldan, onlar da Anadolu’ya atandılar. Ben atanamayıp bir özel okulda işe başladım. Yeni bir ortam kurmam gerekti. Fakat nedense onu da istemedim. Zil zurna yalnızım şimdi.

Canıma okuyor.

20.12.2018
23.44

Uyku düzenimin felaket oluşu artık günümü etkilemeye başladı. Resmen okul bitse de eve gelsem, diye dakika sayıyorum. Eve gelince yatıp gecenin bir vaktinde uyanıyorum. Ondan sonra da yalnızlığın pis çığlıkları…

Bu yazmak işine giriştim. Sırf yalnızlığımdan ötürü… Sırf onun için….
Ölmemek için…

24.12.2018
20:51

Okul müdürü konuştu benimle bugün. Eğer böyle gidersem beni kovacağını söyledi. “Pekâlâ,” deyip düzeleceğimi söyledim fakat eskisinden farklı hiçbir şey yapmayacağımı biliyorum. Çünkü elimde herhangi bir amacım yok. Dolayısıyla herhangi bir çabam da olmayacak.

23:47

Oturup plan hazırlayacağım. Konularımı nasıl farklı anlatırım onun peşine düşeceğim? Neden sürekli depresif haldeyim ki? Belki de çaba harcamadığım için sürekli böyle ördüğüm duvarlar başıma yıkılıyor. Belki de çaba harcasam, okuluma vakit ayırsam işler gayet yoluna girecek ve ben yaşam gayemi bulacağım. Çünkü içten içe yaşamak istiyorum. Ölüm ne kadar mantıklı gelse de, hayatın anlamsızlığı ne kadar onu meşru kılsa da yaşamak istiyorum. Onun için yaşamaya sebep arıyorum. Bir amaç arıyorum. Amaç olsun istiyorum.

Queen’in Montreal’deki konserinin kaydını açıp masaya kuruldum. Az biraz duruldum gibi. Kulağım patlayana kadar müzik dinlemek istiyorum.

28. 01.2018
15:29

Veliler beni şikayet etmişler. İmza toplamışlar benim ayrılmam için. Para kaybedeceğini bilen müdür de çekinmeden işime son verdi. Çalıştığımın yüzde bilmem ne kadar toz zerreciği bir tazminatla kapı dışarı edildim.

Gücüme giden neydi biliyor musunuz? Artık yoluna giriyor oluşumdu. Her gün plan yapıyor derslere daha da hazırlanıyordum. Fakat geçmişimde velilerde öyle bir intiba bırakmışım ki galiba şu an ağzımla kuş tutsam da gözlerindeki değerimi düzeltemeyeceğim. Ki düzeltemedim de…

Geçmişimde yediğim hurmaların eline düştüm.

19.32

Son zamanlarda evden çıkmadığım için çok para harcamamıştım. O yüzden biraz birikmişim var. Belki özel derslerle vesaire geçinebilirdim. Fakat beni geçim derdinden ziyade düşündüren bambaşka şeyler var. Şu an öyle bir hâldeyim ki şunu çok net biliyorum; intihar etmeye kalksam ip kopardı ve onu da beceremezdim.

Herkesten ve her şeyden nefret ediyordum.

(…)

Can Cafcav

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...