Timsal

Gece Gündüz
A A

Timsal

Herkesin bir mezarı vardır, ölmeden önce gömüldüğü. Ve takvimlere küs öldüğü bir tarihi…

Defalarca gömülüp dirildim oysa. Ve her seferinde, ben nefes verdim bedenime. Her seferinde, daha güçlü bir bedende dirildim. Şimdi öyle bir noktaya geldi ki ruhum; her nefeste ölümü, dirilmeyi, mezarı güzel görüyorum. Küflü beton yığınlarının ortasına yaşamak deniyorsa, buna yaşıyorsanız, ben koydum bedenimi çürümüş bahçelerin arasına; yaşamıyorum o zaman. Ruhumu zincirledim karanlık kuytu köşe ne varsa… Herkesin bir son nefesi vardır; “Ben, bu saatten sonra yaşayamam.” deyip yaşadığı. Gömülüyor; ölmüş tüm hisler mezar taşlarının arasına. Böylesinin ne kadar iyi olduğunu geçmişte tahmin bile edemezdim. Ruhum, şimdi bomboş bir küflü binadan farksız; inanın ki o önü çiçekli pencereli evlerimden daha sağlam. Nefes aldırmaya, yeni ruha büründürmeye gerek yok. Pencere önünde, sabaha kadar ağladığım geceleri de unuttum. Yüzümü güldüren süslü cümleleri de. Dedim ya anlayışsız ve bencilim. Yüzüm asıkken daha mutluyum ve bundan kimsenin haberi yok.

Gözümün yaşlı olduğu zamanda sevdim yağmurları. Sokaklar artık sakin ama geceler hâlâ karabasan. Ben hâlâ gecede susan; vazgeçtiğim rüyalardan, uykulardan; gözlerim kan çanağı çıktım güneşe. Kirpiklerimden dökülüyorken yaşlar, aynaya bakıp verdiğim sözün üstündeyim hâlâ. Hiçbir zaman mezarıma gitmedim ve günleri saymadım.

Herkes, her an düşünüyor sizi gömen kişiyi ve o mıh çaktığı tarihi… Herkes, bir kere de olsa gidiyor öldürdüğü kişinin mezarına. Ruhunu öldürdüğüm kişinin bedeninin gözümün önünde gezmesi, anlam ifade etmiyor benim için. Ölüm, boş bedenin artık nefes almaması da değil, nefes alıp ölen onca insan var ki! Nefes alıyorken ölüyorum. Ve bu, beni diriltiyor…

Büşra Topal

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...