Payidar

Gece Gündüz
A A

Payidar

Zamanın hiçbir şeye iyi gelmediğini bildiğim halde zamana bırakmıştım. Söyleyin bana hangi çaresizliğin dile gelmiş halidir bu? Gerçekleri görüyoruz. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmediğimiz halde. Biri zaman istiyorsa sakın bekleme, ya oldur ya öldür. Yoluna bak! Çünkü o çoktan yola koyulmuştur. Kendini silkele ve o yolun sonunu getir. Geri dön! Yeni bir rota bulmadan, eski yoluna geri dön. Sen değişmedin. Birinin yokluğu seni değiştirmesin. Geçmişi hatırlama, geçmiş seni kendinden kopartıyor azar azar. Ne kalbinden vazgeçiriyor ne gururundan, kendine diken batırıyor da elini kanatanlara hala kırmızı güller açtırıyor. Vazgeç güllerinden, elindeki dikenleri çıkar yüreğine sapla. Kanayan yerler artık bıkkın. Göz ardı et bütün güzel hatıraları. Göz ardı edilişi hak etmiş miydi peki? Bu kanayan yerler bir süre sonra kabuk bağlayacak. Tüm hatıraların yazıldığı defterin yakılışı gibi… Ne ümitle yazılırken, yakılacağını bilemezsin. Sayfalarca adını kazıdığın kelimelerin anlamı yok!

Şimdi bir bütün olan gül ve diken iki ayrı yerdeydiler. Ne anlamı vardı dikeni olmayan gülün? Yapayalnızdı şimdi. Acısına bile katlanırken inandığı yerden kırılmıştı. Dikenli bahçeleri var şimdi bedenimin. Sebebini sormadan solan gülleri var bir de. Zamanla soluyordu zaten tüm güller. Hiçbiri ilk günkü gibi taze ve kırmızı kalmıyordu. Zamanın neresinde var ki zaten eskisi gibi olmak? Bulanık sularla suluyorum şimdi dikenlerimi, yeni bir acıdan kaldığı yerden büyümesin diye. Solan güllerimi güneşle ısıtıyorum hâlâ. Yine bir umudu var kalbimin. Bu sefer dikeni olmadan büyüteceğim aynı güllerimi. Yüreğim solan gülleriyle dikenli tellere çevrili. Onlara yeniden umut veren bendim üstelik. Bir hiç gibi kolay silemezdim tüm hatıraları. Güllerimin haykırışlarını benden başkası duyamazdı elbet. Bu gülleri umutla sarmalamazsam, zaman her şeyi yok edecekti. Erteleyecek bir şeyim kalmamıştı. Yüreğimin en güzel yeri onlarındı. Dikenlerle ayrılmışlardı tamamen şimdi üstelik. Birbirlerine baka baka özlem duyuyorlardı. Kim sorsa iyilerdi, birbirlerinin acısından habersiz. Birbirlerine iki en yakın kişi, en uzaktaydılar şimdi. Birbirlerine ait gül ve diken yanlış yerdeydiler, içli özlemle.

Zaman çare değil. Ben mahvolmuştum, baktığın halde görmedin. Ama bak, artık dayanılmaz oluyor. Dikenler bu defa daha fazla kanatıyor. Biten bir şeyin acısı değil bu, gözlerine baka baka beni görmeyişinin sancısı. İnandığım ellerin, beni terk edişinin acısı. Göğsümü daraltan o yok oluş hissinden nefret ettim. Tüm anların arasında yığıldım. Yolumu bulamıyorum, kayboldum. Aslında çıkmak istemiyorum o yıkıntıdan. Çünkü birlikte inşa etmiştik şu an altında kaldığım mutluluğu. Geriye dönüp, bıraktığın enkaza bak desem bakar mısın sahi? Canımın acısı, neden hala umurunda değil ölüşüm? Nasıl devam edecek böyle? Hiçbir şey bilmiyorum tek bildiğim; bir daha da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bunu iyi biliyorum. Hiçbir umut acıya dönüşmeden önceki gibi parıltılı kalmayacak. Hiçbir sevgi ilk attığı gibi atmayacak kalbin içinde. Bilirim bir daha yazılmayacak adın sana ait defterin mutlu taraflarına. Ve hep gökte parlayacak bundan sonraki tüm yıldızlarım. Hiçbiri saçlarımın arasından yüreğime yansımayacak.

Şimdi ellerim dudaklarım boynum saçlarım hepsi bana ait. Ama sana ait ne varsa hâlâ benim. Vazgeçmediğim sürece hâlâ da benim kalacak. Bir gün daha doğdu. Gecenin koyuluğundan, yalnızlığından çıktı tüm umutlar. Kuşlar cıvıldarken bir bahar sabahında, acıların hepsini unutmayı umuyorum bugün. Lâl olmuşken bütün dillerde kaldırdım tüm şerefeleri hilale. Seni anlattım bilmediğim kaç dil varsa o dillerin kelimeleriyle geceye. Yok dedim, dönüş yok artık. İçim sızlıyor. Özlem bıçak gibi kesiyor yüreğimin sen olduğu yeri. Unut diyorum. Tüm bildiklerini, bilmediklerini, öğrenmeye çalıştıklarını; her şeyi unut. Bilmek hiçbir şey kazandırmıyor sana. Hiçbir işe yaramıyor onca sözler. Hiçbir işe yaramıyor yokluğunda söylediğim tüm şarkılar.

Bir uyandım ki artık yoktun. Ne acıydı varken yok olman. Yok olup gittin. Bir daha hiç göğe gündüzleri bakmadım. Belki de ağır gelmiştir sevmelerim. Hiç bırakıp gitmeden terk edişlerim. Buğulu gri sisin ortasında varlığınla yokluğunun arasındaki ince çizgiden öptüm. Ne beyhude. Artık benden biri daha vardı içimde. Umut et diye çığlık çığlığa bağıran kalbime; geriye dönüp bıraktığın enkaza bak. Sığ kalbimin ortasında biliyorum yanlış yoldayım. Ama hatıralarla yolun ortasında kalmak güç. Hâlâ istiyorken ellerini, senden vazgeçmek mümkün değil. Hadi gel desem, gelmeyecek hiçbir şey. Gel desem de gelsen. Başkası güç. Her şeyi sor cevaplayayım da yokluğuna şiir yazmanın zorluğunu nasıl anlatayım sana?

Onca şiir yazdım; senin gözlerine baktığımda, yüreğimden yüreğine uçan kuşlar kadar güzel olmadı hiçbiri…

Büşra Topal

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...