Küllenmiş Kelebekler

Gece Gündüz
A A

Küllenmiş Kelebekler

Gözüme ilk damlası düştü yeni bir hayal kırıklığından kalan gözyaşının. Tanımladığım kaç kelime varsa aldı gitti bir gece yarısı. Mutluluğun tanımını, onun varlığını kaç çiçek bahçesine benzettim hatırlamıyorum. Şimdiyse çiçek açan bahçelerimin bir bir dökülüşünü izliyorum. Her bir yaprağı aynı zamanda ayrı rüzgârlarda soluyor. Gelişinin bir kokusu vardı, gidişininse koskoca bir rüzgârı. Şimdi bana bomboş duvarlar, yanmış bahçeler, küle dönmüş kelebekler kaldı.

Gözyaşlarımı yüzümden silmiyorum. Bir elde, bir kâğıt parçasında yaşıyor yaşaması gereken ne varsa. Benden bağımsız hayat… Solgun, hissiz ve soğuk adım attığım evrenin ruhları. Bir ölü evinin hayata dair kaç cümlesi varsa dudaklarımdan dökülen kelimelerin sayısı daha fazla çıkmıyor. Zaman hayatımın her evresinde karşıma çıkıyor. Zaman… Beş harfli kelime bir yaşamı nasıl bu kadar kolay donduruyor? Nasıl bu kadar çok şey hissettirirken boşluğa sürükleyebiliyor aklım almıyor?

Dünyanın düzenine alışamıyorum. Kendi dünyamı yarattığım zaman da içinde yalnızca ben kalıyorum. Nerede yanlış yaptığımı düşündükçe aldığım her nefesin benim dahi olmadığını görüyorum. Kabullenemiyorum. Yok olmayı, zamanın hayatımı nasıl bu kadar esiri altına aldığını…

Yanlışların bir önemi yok. Doğruları gözlerimden kıvılcım çıkararak savunmuyorum, razı oluyorum ne geldiyse önüme dillendirmeye. Bir yaz kokusunda seni buluyorum. Aldığım nefes vücuduma yayılırken seni düşlüyorum. Kokun doluyor tüm bedenime. Yabancıyım ruhumun tümüne. Yaşadığım mevsim önemsiz. İklimine özlem duyuyorum. Bulunduğum yer cehennemden farksız. Saçlarımın teli günden güne ateşlere savruluyor. Dokunduğun nerem varsa küllerini savuruyor. Bu kez zamanın beni yeniden doğurmasına izin veriyorum.

Büşra Topal

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...