Yarım Bırakılmış Bir Çocukluk

Gece Gündüz
A A

Yarım Bırakılmış Bir Çocukluk

Sevgili Günlük,

Ben büyüdüm, en azından büyüdüğümü hissediyorum artık. Karanlık odalara korkusuz giriyor, gök gürültüsünden eskisi kadar ürkmüyorum. Korkmadığım gibi içimin tercümanı olarak görevlendiriyorum onları. “Dinleyin” diyorum, “Dinleyin. O ses, benim yüreğimin sesi.”

Küçükken her şey ne kadar da kolaydı. Gök gürültüsünü duyar duymaz annemle babamın arasına yatar, anneme sımsıkı sarılır, onun gül kokusunu kendime parfüm yapardım. Sonra büyüdüm, büyümek zorunda kaldım. Çocukluğu yarım kalmış ya da yarım bırakılmış çocukların bir hüznü olur içinde. Bir garip hüzün adı… Çocuk aklıyla anlaşılmaz bazı şeyler, çok istenilen bir bayramlığın neden alınmadığı bilinmez mesela ya da herkeste olup da onda olmayan oyuncağın neden kendisinde olmadığı çok irdelenmez. Çok sevdiği köpeğini kimin zehirlediğini çok düşünemez.

Sonra büyür o çocuk, tüm yarım kalmışlıklara rağmen. Ama her hücresinde çocukluğunun izlerini taşır. Biri üzse onu, içini çeke çeke bir kenara kıvrılıp “Anne” diyerek ağlar. Çünkü hiç dolmayacak bir boşlukta nefes almak nedir en iyi onlar bilir. Alınan her nefesin nasıl eksik kaldığını…

Sağlam bir kafa sağlam vücutta bulunur diyorlar ya; ya sağlam bir ruh? Sağlam bir ruh nerede bulunur sevgili günlük? Ya da yarım bırakılan bir çocukluk, nerede bileniniz var mı? Oynadığım taş döşemeli sokaklar, gördünüz mü çocukluğumu? Misket arkadaşlarım, ya siz? Ya siz; ey cemaat, nasıl bilirdiniz çocukluğumu? Nasıl bir şey öldürdüğünüz çocukluğumun cenaze namazını kılmak?

Bu gece de şişirdim kafanı günlük. Her gece olduğu gibi yine seni cevapsız sorulara boğdum. Özür dilerim.

Seni çok seven sahibin Zeyno…

Büşra Canbaz

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...