Kendimle Baş Başa Bir Gece

Gece Gündüz
A A

Kendimle Baş Başa Bir Gece

Saat 05:32, gözlerimin ferini uykusuzluğa tutturmuşum.

Saatlerdir doğum sancısı çeken güneş öyle bir parıldadı ki dünyaya, çektiği sıkıntıları kendi gözümle görmesem inanacaktım acılar içinde kıvrananın o olmadığına. Kaç şiir yazılmıştır doğan güneşe, kaç kaleme satır olmuştur adı. Yine de ne yazılsa yazılsın az kalacak çektiği sıkıntılardan…

Güneş, geceleri ne yapar hiç düşündünüz mü? Her sabah o kadar güzel doğmak için nasıl bir rönesans içine girer? Ruhunu nasıl arındırır onca şeyden? Ben bir güneş olsaydım şayet; o kadar tepeden baktıktan sonra insanlara, bir günü daha doğurmazdım onlar için. “Bırak herkes gönül aydınlığı kadar aydınlansın.” derdim. Bunu, sonsuza kadar karanlık kalmayı göze alan ben söylüyorum. Evet, böyle düşünüyorum çünkü her doğan günü boynuma dizi dizi kolye yapamamak beni yoruyor. Sabah mı akşam mı bilmeden, bir bir sönen mumlarım beni hep karanlıkta ve yarı yolda bırakıyor. Akşamını zor yaptığın geceden; sabahları bir mezarlık gibi uyanmak, beni kendime çaresiz hissettiren.

Sabahtan başlayan rol yapma görevi, güneş ne zaman batarsa o zaman son buluyor. Gündüzleri süslü ama biraz da buruk bir gülümseme dikmek zorunda kaldım dudaklarıma. Her dikişi dudaklarımı kanata kanata… Gün içinde yalandan da olsa sorulan “Nasılsın?” sorularına “İyiyim”den başka cevap veremedim. Ne diyecektim size, ne diyecektim verdiğini geri alana? Tebessüm ettim sadece ve kursağımda kalan hevesimi, kırık bir bardağa konulan yıllarla birlikte yüreğime akıttım. Gündüz herkese rol yaptım da gece olunca göz altlarımda taşıdığım onar kiloluk torbaları kapının önüne bırakamadım. Gündüzleri öyle bir teslimiyete sahip oldum da geceleri “Neden?” diye baktı o gözlerim, “Neden?” diye attı o kalbim, “Neden?” diye zonkladı şakaklarım. Hayatıma tutunamayanları geceleri rüyalarıma tutturdum da uyandığımda ıslak olmayan yastık yüzünü kendime yer bildim.

Hayat, doğan her yeni günde bana bir fark atmış da ben hep geride kalmışım gibi hissettim ama attığı farkları şimdiden topladım da koydum heybeme. Eğer bir gün derlerse ki: “Herkes yüreğinin iyiliği kadar aydınlansın…” İşte o zaman çiçekler açar ruhum, işte o zaman gözlerimin içi ile gülerim size ve aynadakine. İşte o zaman merhametle okşarım bir köpeğin başını, tüm saflığımla sularım bahçemdeki gülleri. Gülleri suya, kendimi hasrete doyururum…

İşte o zaman, her yeni günü bir şans bilirim kendime. Doğan güneşi; gönlümü kararttığım geceler için tek tek toplar, dizi dizi kolye yaparım ruhuma…

İşte o zaman…

O zaman…

Zaman…

Büşra Canbaz

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...