Gitmek Sonu Olmayan Bir Yol Gibi

Gece Gündüz
A A

Gitmek Sonu Olmayan Bir Yol Gibi

Aldığım kitapta gözüme ilişen ilk cümle, “Kalbimi alıp uzaklara gitmek istiyorum.” oldu. “Nasıl da güzel düşünülmüş.” dedim. Demek ki benden önce de tahammül sınırları zorlanmış birileri var şu hayatta. Demek ki bir tek bana zor gelmiyor şu dağına taşına yandığımın dünyası. Biraz deli yaşamak lazım şu hayatı, uç noktalarda; “Nasıl olur, nasıl gider?” diye düşünmeden. Gitmek istediğinde kalmak için bir sebep aramadan; kalmak için sebeplerin, önüne dizildiğinde “gitmek” fiilini sorgulamadan.

Giderken yanımızda götüreceğimiz tek şey, kalbimiz olmalı. Ne akıl ne mantık ne doğruların ne yanlışların… Bu zamana kadar ne hayır getirdi ki onlar, uzaklara gidince bize faydası olsun. Uzaklara götüreceğin bir kalbin olmalı; bir de kalbini eline alıp taşıyabilecek gönül rahatlığı. Ya insanlar kötüleşti ya da biz, hep kötüydük, bilemiyorum… Ya özümüzü kaybettik ya da özümüzü hiç bulamadık. El âlem hırkasını giydik sırtımıza da kalbimizin güzelliğini göremez olduk. Kalbimizi güzelleştirmeyi kendimize unutturduk.

Kalp güzelliğinin unutulduğu bir dünyada, insanlara sunacağımız pek de bir şey yok aslında. Önem verilenler farklı olunca aldığımız tepkiler de yetemiyor bize. İçimize yaşama sevinci katamıyor pek. İşte bu yüzden ancak kalbimizi alıp ötelere gitmek çare olur bize. Kalbimizi iliklerimize kadar hissettiğimiz yerlere gitmek…

Gitmek istiyoruz çünkü gitmek, kalmaktan daha cazip geliyor. Gitmek, sonu olmayan bir yol gibi…

Büşra Canbaz

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...