Duy Sesimi Ölmüş Dünya

Gece Gündüz
A A

Duy Sesimi Ölmüş Dünya

Sanki hayat olmayan bir gezegene gidiyor gibiyim,
İstasyona kadar gelip el sallayan İstanbul’a söz
Mektuplar yazacağım ona,
Hem mail atacak değilim ya koskoca İstanbul’a
Yaşlı başlı bir şehir, anlamaz nasıl olsa.

Diğer yoklarım gibi biletimde yoktu elbette
Padişahın vagonuna girdim, gizlice
Bilet kontrolünde buraya bakmazlardı herhalde
Kim padişaha bilet sormaya cesaret eder ki sende
Rahatladım bu saçma düşünceyle
Güneş doğmayan bir memlekete gitsem dedim
Güneş saati kullanıp zamanı durdursam orada
Tüm mektuplarımı aynı günden atsam sana,
Akreple yelkovanı bir dost gibi alsam yanıma
Derdimi anlatsam,
Seviyorum, yardım edin desem,
Yardımcı olsalar bana.

Eski bir radyo almıştım yanıma
Sanırım babaannemin radyosuydu
Onun gibi anne kokuyordu,
İçine kocaman, iki tane pil koyuluyordu,
Bir ömürlük radyo diye düşündüm kendimce
Bana arkadaşlık eder babaannem diye,
Bu onunla yaptığım son yolculuk olacaktı
Yüzümden bir damla yaş süzüldü sonra
Keşke kokusu radyodan değilde
O çoğu dökülmüş, kalanı bembeyaz saçlarından gelseydi.

7 farklı tepeden, 7 farklı mektup yazacaktı İstanbul
Bakalım yeni dünyamızda da postacılar var mıydı?
Ben, yazmaya başladım bile mektubumu
Ben yazmadan yazmazdı, bilirdim.
Tamamlayınca vagonun camını açar atarım,
Adres kısmı karışık,
Ulaştığını, cevap geldiği zaman anlarım.

Camın öbür tarafında ki parıltıyı fark ettim sonra
Renk renk yıldızlar keşfettim.
İnip bir kaçına bayrak dikmek geldi içimden
Senin adını kazımak yıldızlara,
Güneş’in de bir yıldız olduğunu öğrendim sonra,
Üzüldüm biraz, bunu da yazdım mektubuma
Sonra Ay’da mı yıldız acaba diye şüphelendim,
Bunu da sordum mektubumda İstanbul’a.

Vagonun kapısı aralandı sonra
Elinde kıpkırmızı, sadece bir ısırık alınmış elma şekeriyle bir çocuk
Geçti oturdu karşımda ki boş koltuğa
Uzun süre boş bakışmalar geçti aramızda
Sonra anlatmaya başladı çocuk,
Konuşmaya başlayınca radyomun sesini kıstım
Dünya öldü, dedi.
Yani tam ölmedi de, çok hastaymış
Fazla yaşayamazmış artık,
Ama sizde bu trende olduğunuza göre biliyorsunuzdur, dedi
Olsun dedim anlat, zaman geçsin biraz,
Bu cümleyi kurmak canımı çok acıtsa da, devam etti çocuk
Bu tren, dedi.
İçi çocuklar ve elma şekerleriyle dolu bu tren
Dünyada kopan kan tufanından kaçırdı bizi
İnsanlık yok olmasın diye yeni bir gezegene taşıyor
Tüm anlattıklarını yazdım mektubuma,
Son satıları yazarken ben bile inanamadım,
İstanbul, bu tren Nuh’un yeni gemisiymiş
Ben de nesli tükenmesin istenen bir hayvan.

Burak Acar

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...