Anne Lekesi

Gece Gündüz
A A

Anne Lekesi

“Beyaz çabuk kirlenir, dikkat et…” diyorsun
Aklımın karanlık köşelerine, bir kurşun kalemle yazılıyor bu sözler
Yankılanıyor seni gördüğümde
Üzerinde beyazlar varken yatmışsın yere
Anlayamıyorum, sarılmanı topraktan bir battaniyeye
Kirlenirsin anneciğim, kalk
Kalkmıyorsun,
Yüzün görünmez oluyor sonra
Ellerin, o beyaz elbisen ve kokun görünmez oluyor
Üzerine serilen toprağın rengiyle boyanıyor benliğim

Saat dört,
Gece yarısından biraz daha ilerideyim
Yürüyorum bir başına
Önüme çıkan herkesten dayak yiyorum
Elim yüzüm kan ama kirlenmiyorum,
Daha fazla kirlenemiyorum.
Gidebileceğim bir tek adres yok
Atıldım on sekiz yaşında esirgeme kurumundan
Esirgediğin beyazları arıyorum karanlıklarda
Yollar ve sabahçı kahveleri benim
Elimde kalemim
Adisyon kağıtlarına karalıyorum şiirlerimi
Derdest olmuşum
Şair olmak esirgenmiş ruhumun neyine, biliyorum
Ama bulduğum her beyazı kirletiyorum Anne
Sana biraz daha yakın olmak niyetiyle
Topraktan kokunu duymak ümidiyle.

Sessiz, hava çok sessiz
Rüzgâr, yıldızları döndürüyor göğümün üstünde
Dönüyorlar, dönüyorlar durmadan,
Dilekler tutuyorum olmuyor
Çok içtim galiba
Tuvaletimi yapacak bir yer arıyorum
Dönüyorum, yıldızlar gülüyorlar
Bazı evlerde ışıklar yanıyor, garipsiyorum
Her ışığa yüzünü karalıyorum,
Yüzünü ezbere biliyorum.

Lekeli bir çocuğum karanlık sokaklarda
Yedi yaşımdan beri eksik bir yanım
Lekeliyim bir ranzanın alt katında
Lekeliyim her yıl başka bir kadına anne demem istendiği zamanlarda
“Annen ne iş yapıyor?” sorusundan kaçarken lekeliyim
Senin üstüne toprak atarken lekelendim
Verecek cevabım yok, yalancının biriyim
Ama inan hiç pişman değilim Anne
Sen benim hayatımın en güzel yedi senesisin
Bir de dokuz ayımız var
Benim sana acı çektirdiğim

Toprağı kokluyorum, sen kokuyorsun
Bazen yağmurlarda gün yüzüne çıkıyorsun
Sarılıyorum kokuna
Biliyor musun?
Kokunu unutmaktan korkuyorum
Kokunu zihnime hapsedemiyorum
Tüm çiçekleri birleştiriyorum yetmiyor,
Evrendeki tüm güzellikler sen etmiyor.

Ruhumu kutsal kitaplarla sarıp sarmalıyorum
Ellerimi açıyorum gökyüzüne
Bolca dua ediyorum.
Birazdan şirk koşacağım, biliyorum
Tanrım, yedi yaşında bir çocuğun annesini almak niye?
İsa’dan yardım istiyorum
Musa’dan ve aklıma her kim gelirse
Milyonlarca kelime savuruyorum yerlere
Yüzüm gökyüzünde
Kendi hesabımı karalıyorum kağıtlara
Ödeyemeyeceğim borçlarım var
Taşıyamadığım yükler
Esirgenmiş, lekeli bir çocuğum
Üzerimde beyaz bir elbise
Anneciğim, yardım et ne olur
Bu acı çok fazla kalbime.

Burak Acar

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...