Yüreğindeki Yıkıntıları Sevmek

Gece Gündüz
A A

Yüreğindeki Yıkıntıları Sevmek

Yüreğindeki yıkıntıları sevmek…

Sonradan farkında olduğun bir şeydir bu. Kabullenmesi zor ve çelişkili bir durum olsa da acısının da onun bir hatırası olduğunu düşünürsün; yine kabuğuna çekilmek kalır sana. Salt sevince de zaten olmadığına göre, onun sana bıraktığı miras olan kocaman yalnızlıklar ve yokluğu, içinde başka bir dünya kurmana neden olur. Bunu hem fiziksel hem de duygusal anlamda ikame edemediğinden, yerine kimseyi koyamadığından ya da macera aradığından değildir. Bu, hâlâ onu sevdiğin içindir.

Bir başkasını sevdirmez sana, onun acılarından mürettep iç dünyan. Varlığı ayrı, yokluğu çok ama çok ayrı gezegenler gibi uzaktır birbirine. Öyle ya sevgisini görmediğinden acısına tutunursun. Kimseye anlatamazsın, anlatmazsın. Saklarsın dehlizlerinde. Hiç kimse ona dokunmasın, bilmesin istersin. “Acısından yeni umutlar, hevesler, sevinçler doğacak bir gün.” diye beklemek, mantığını paramparça edecek bir sürüklenişe kapılmaktan başka bir şey ifade etmese de aldırış etmezsin. Beklemeyi düşünmeden beklersin yüreğinin enkazlarında. Beklemek bile sıkılır, şehri terk eder de sen, yine oradan ayrılmazsın ne olduğunu bilmediğin bir umutla.

Bakarsın gün olur, bahar bahar dallar açar yüreğinde; Güneş avucunda, üşüyen ve kararan günlerine sıcacık aydınlık yansır; Ay, şafağa yakın şairevi düşer yüzüne ve o çıkar günebakanlar arasından; sığırcık kuşlarının önünden paçalarına, gelincik kokusu toplaya toplaya gelecek olur göz bebeklerinin dibine; kavun kokan nefesin, saçlarına ulaşmadan gülümser de belki bir şeyler değişir. Kim bilir, bir tutam mühürlenen uzakların kilidini açmak için kırlangıç sürülerinin tatlı çığlıklarına tutunarak ve içinden çıkmaz olmuş melankolinin sırtına basarak, ellerinin arasında etlenmiş parmaklarını hissederek, gün batımına el ele koşmakla biter bir gün sevinçlerle…

Beyaz Erdem

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...