M’yi Özlemek

Gece Gündüz
A A

M’yi Özlemek

“M” deyince hemen aklınıza 28 harften biri gelmez bazen. Sebep çoktur ama “M” ile başladı ya bir kere, sebepsiz de özlersin.

Pencereden bakarım ne zaman özlesem. Gördüğüm, O’nun baş harfi. Sonra benim yüreğimin ortasına kurulmuş boş bir salıncak. Rüzgar beşik gibi sallıyor. Küçük ayaklarını göğe doğru kaldırıp saçlarını gülümseyerek savuran bir esinti sadece. Öyle renksizleşti ki güzel cümleler kuramıyorum onunla. Evet, aylardan ekim.

Kaçıncı ekim ben de bilmiyorum. Belki yokluğunu pencerelerdeki saksılara ektim. Siz bilmezsiniz, öfkeyle suladım. Çünkü tüm saikler onda toplanmış. “M” işte, toprağından ilkbahar gibi fışkıran kızgınlığım, kırgınlığım. Kurumayan dağ çayırları, defneler, zeytinler, bozkırlar, karaağaçlar, akantuslar, lotuslar… Bir de papatyalar var topladığım dağ bayır heyecanlarımla. Ellerimi açınca görmüyorum, kapayınca oradalar. Kime küskün?

Bu harfin etimolojisi beni günden güne yiyip bitiren. Onun terminolojisi, özlemle nefreti durmadan karıp yudumladığım. Sonuç mu? Ne sonucu! Bir “M” var; çaya şeker atarken bile seviyorum. Bir “M” var; bağ bozumunda şıraya dönmüş üzümler gibi özümsüyorum. Bir “M” var; adımdan koparıp atacak kadar nefret ediyorum…

Sana bu yazıları yazmayı mı özlüyorum, seni mi özlüyorum gerçekten bilmiyorum. Sen biliyor musun “M”?

Beyaz Erdem

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...