L’Eclisse (Batan Güneş)

Gece Gündüz
A A

İtalyan yönetmen Michelangelo Antonioni’nin 1962 yılında seyirciyle buluşturduğu Cinecitta ekolünden önemli bir kült film. Başrollerinde Monica Vitti, Alain Delon ve Rossana Rory gibi isimler rol almıştır. Film, yazar sevgilisinden yeni ayrılan çevirmen bir kadının yalnızlığı ve mutsuzluğu üzerinde yoğunlaşsa da sevebileceği ve mutlu olabileceği adamı arayışıdır bir bakıma.

Vittoria yalnız ve sakin bir hayatın içindeyken Piero ise hareketli, maddi unsurların ön planda olduğu hızlı ve gürültülü bir yaşam sürer. Vittoria’nın annesi Piero’nun borsadaki müşterilerinden birisidir. Tüm İtalya’da hisse senetleri dibe vurmuştur, borsadaki herkes yüklü miktarda para kaybetmiştir. Milyonlarca kaybı olanlardan birisi de Vittoria’nın annesidir. Tam da bu hengâmede Piero ile tanışır Vittoria. Aralarında adını koymadıkları bir ilişki başlar. Piero randevusu olan tüm kadınları taksiye bindirip geri gönderecek kadar iştahsızdır artık Vittoria’yı gördükten sonra. Vittoria ise sürekli Piero’nun ofisini arayıp telefonu kapatmakta, geceleri yatağında uzun uzun düşünmektedir…

Sonunda Piero, artık içinde bulunduğu duygusal çıkmazdan sıkılıp Vittoria ile konuşmak için onun evinin önüne gider ve bu hamlesinden sonra aralarındaki ilişki yavaş yavaş ivme kazanmaya başlar. Bundan sonra geride ne Piero’nun işkolikliği ne de Vittoria’nın uykusuz geceleri kalır. Git gide birbirlerine benzerler.

Aslında filmin özellikle son bölümünde kadının bir ilişki üzerindeki ağırlığı göze çarpar. Zira Vittoria’nın hayatında çok fazla değişim olmazken Piero; duygusal, iş yerinde telefonlara bakmayan, borsaya gitmeyen ve hisse senetlerini kurcalamayan bir adama dönüşür. Film her ne kadar yalnızlık, mutluluğu arayış, ilişkilerde uyum gibi bireysel konuları işlese de İtalyan toplumunun o dönemdeki sosyo-ekonomik, sosyolojik, psikolojik durumunu da göz ardı etmez bir bakıma. İnsanlar arasındaki duygusal iletişimsizlik ve yabancılaşma dikkat çekicidir.

Yönetmen filmde bolca metafor kullanmıştır. Özellikle Vittoria’nın su dolu kovada yüzdürdüğü tahta parçası filmin ana metaforlarından biridir. Bir diğeri ise artık Antonioni’nin tarzı olan, her filmde kullandığı rüzgarda sallanan ağaç dalları ve onları pencereden izleyen yalnız bir kadın görüntüsüdür. Öte yandan film bize, gerçek uyumun ya da iletişimin beraber olduktan sonra anlaşılabileceğine dair önemli ipuçları verir. Zira iki farklı dünyanın insanı olan Piero ve Vittoria aslında sığınacak başka bir dünya aramaktadırlar. Ve o dünyayı ancak birbirlerini tanıdıklarında ya da beraber olduklarında kuracaklarını bilmektedirler.

Beyaz Erdem

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...