Sadakatin Dili; Bazen Ölüm Bile Güzeldir

Gece Gündüz
A A

Kuru bir tandır ekmeği, bir bardak çay, bir de beyaz sarmıştı gök kubbeyi,
Sobam tezekten yanar, ciğerimi yakar…
Ben yazardım, bir bir aklıma kazırdım şu garip öksüzlüğümü,
Kendi ilinde paryalığa mahkûm, tunç yürekli Can’lara ağıt yakardı analar.
Anamın duası, Kâbe kokulu katlanmayan seccadeler, bir tuğla kırığı ve gözyaşlarım,
Ah! Dayanılmaz fecir…

Sırtımı dayadığım duvarlara kanım damlamış, tırnaklarım sökülmüş,
Avuçlarımdan kayıp giden ömrüm…
Ve ulular ulusu Fatih’in Çarşı-yı Kebir.
Efsane değil bu, kanımı içiyor en sevdiklerim,
Ruhum terliyor ve ben sevdama esir.
Derdim serde, serim yerde yine ölümü bekliyorum…

Derken
Göklerden gelen bir kararın peşinde,
Uzun ve kısaların yoluna set kuruyorum.
Yıldızları kıskandırır cinsten tepemizde bir bulut,
Zülkarneyn’i omzumda Yesrib’e taşıyorum.
Hızır önümde, Davut yanımda, İbrahim’e koşuyorum.

Barış Özbek

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...