Mitomani, Hubris, Şef ve Kitlesi

Gece Gündüz
A A

Mitomani ve Hubris denilince aklımdaki ilk çağrışımın, kesesi boş insanlar olduğunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. Sanırım kesesi boş insanlar denilince de yapılması gereken ilk iş “Cahil kimdir?” sorusunun yanıtını vermek olmalıdır.

“Cahil: Bilgisizlik, bilmeme, bilememe, öğrenmiş olmama durumudur.” şeklinde açıklanmaktadır. Bana göre ise sadece öğrenmemiş, öğrenememiş, bilmemiş, bilememiş olma durumdan ibaret değil. Öğrenmiş, bilen ancak bildiklerine rağmen irade gösterememe, erdemsiz davranış sergileme hâline de cahillik denmelidir. Ve kesesi boş insanları, cahillerden daha vahim görmekteyim. Kişinin en güçsüz hâlini cahillik olarak tanımlayan bir toplumda, şimdiden kesesi boş insanların vay hâline derim. Kesesi boş insanlar, cahillikten öte kendilerince üstlendikleri rolün hakkını (onlara göre) en iyi veren kişiler olabilirler.

Örneğin cahil bir kişi, öğrendiklerini hayatına uyarlayabilir, bir ufak dokunuş ile sınıf atlayabilir, takdir görebilir ve hatta erdemli davranışlar da sergileyebilir. Ama kesesi boş insanlar, yaratılış gayesinin dışında davranmaktan çekinmezler. Belki de en iyiyi, en doğruyu bilirler ancak yaşamlarını, kalben inanılası muhtemel değerler için değil, kurgu ve oyun olarak görür ve buna göre yaşarlar. Cahil olmayışlarının onlara kazandırdıklarını, ihtirasları uğruna harcamaya başlarlar.

Kişi; güçlü, omurgalı olmak ve öyle kalmak istiyor ise inandığı, savunulması mümkün değerlerden taviz vermemek durumundadır. Ancak kişi, yaratılışına aykırı davranıp kesesi boş olmayı yeğliyor ise ihtirasları uğruna hak bilinenlerden uzaklaşacak ve daha çok maddi kazanımlar peşinde koşacaktır. Bu sebeple kesesi boş insan, uzun vakit aç kalmış bir kişinin, kendi vücudundan yiyerek ölümünü yaklaştırması gibi; karakteri, kendinden yemeye başlayacak ve taviz üstüne taviz verilecek, böylelikle kendi sonunu hazırlayacaktır.

Sözün özü, kesesi boş insan, herkesten çok okumuş olabilir. Herkesten daha dikkatli ve farkında da olabilir. Bu, onu çevresinde ve hatta onun tanımlamasına göre bir kitlenin gözünde bilge de yapmış olabilir. Bu çizginin dışına çıkılması, iradesizliği, belki de kimsenin göremediği iradesizliği ve bencilliği, onun kesesinin boş olduğu anlamına gelir. Bilmemek kabul edilebilir; bilip uygulayamamak, uygulamamak da.

Kesesi boş insan, toplum içinde avaz avaz bağıran, kendinin ne kadar değersiz olduğunu bilen kişidir. Kimisi onu sever sayar, kimisi inanır sayar, kimisi ondan çekinir sayar ama genel olarak herkes, onu sayar ve saygı gösterir. Çünkü olan ve olabilecek her şeye, en başta kendisi inanır kişinin. Bir anda baş göstermemiştir bu Mitomani hâlleri. İşte bu sebeple, kesesi boş insan, kendine asla saygı duymaz. Çünkü bilir, onu takdir edenler, ona kalpten inanmış ve güvenmiştir. Ama onda bu cesaret yoktur, olmadığı gibi bütün yaşantısı blöften ibarettir. Belki de ona inananlardan tek farkı, biraz daha zeki oluşu ya da kurnaz…

Eğer ihtiraslarına ve kendine vaat ettiklerine erişemezse cahil olması gerekirse cahil olur ki ne olması gerekirse o olur aslında. Çünkü omurgalı değildir ve onun için önemli olan şahsi menfaatleridir. Üstelik aksine münhasır yaşıyormuşçasına da herkesi yalanlarına inandırıp kutsal sayılan tüm değerler üzerinde bile kirli planlar yapabilir. Belki de sadece yalanına inanmadıklarını hissettiği için en yakınlarından vazgeçebilir ve onları cezalandırmaktan da geri kalmayabilir. Ve bu, tamamen Hubris sendromundan kaynaklanmakta da olabilir.

Ama bilginlik, ruhsal doymuşluk, erdemli davranışlar sergileyebilen bir kişide olur ise o kişi, kendisinin bir “HİÇ” olduğunu bilir ve bundan asla taviz vermeyeceği gibi bu hâlden kıvanç duyar. Bu kişiye bilge demek mümkündür ki o, erdemli sarsılmaz bir kişiliğin ta kendisidir.

Bu sebeple kadınlar, hüzünlü prenses olmayı, erkekler de yaratılışına aykırı davranmayı bırakıp bilge insanlar olmalılar.

Barış Özbek

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...