Ayazdaki Mehmetler

Gece Gündüz
A A

Davulcu, zurnacı tutacak paramız yoktu. Karanlığın karnına dalan uzun yol otobüsünün ön camından; eşime, kız kardeşime ve garip anama selam ederek uzaklaştım. Daha ilk dakikadan yalnızlık hüznü sarmış gözlerim doluşmaktaydı. Önce Allah’a sonra birbirlerine emanet ettiğim Can’larımın hasretine nasıl dayanacaktım, bilmiyordum.

Bin dört yüz kilometre yolu teptikten sonra Elazığ’a varmış, toplanma merkezinde tim arkadaşlarım ile buluşmuştum. Dört gün beş gece geçirdiğim bu toplanma merkezinde; üstüm başım toz içinde kalmış, ince bir battaniyeye sarılmış, askeri mat üstünde uyumuştum. Her yer herkesin yatağı olmuş ve birliğimize katılmayı bekliyorduk. Öyle ki daha şimdiden ayaklarım şişmiş, bu kir pasın arasında tenim bile kararmıştı.

Vatani görevimin ululuğunu hatırladıkça emindim ki yaşayabileceğim zorlukların hiçbir önemi yoktu. Nihayet o gün gelmiş, şanlı ordumuzun bizlere bir zarar gelmesin ve birliklerimize sağ salim varalım diye tahsis ettiği öncü birlikler eşliğinde Beytüşşebap Jandarma Komando Birliğine varmıştık.

Nizamiye kapısından içeri girer girmez bizleri coşkuyla bekleyen teskereci erlerin sorularına maruz kaldık. Her biri hangi ilden geldiğimizi merak ediyor, biletlerimizi görmek istiyorlardı. Bizlerin nizamiye kapısından girişi, onların en kısa vakitte aynı kapıdan çıkışı demekti. Bize olan sevgilerinin altında bilhassa bu yatıyordu. Çarşı izninin olmadığı, herkesin ihtiyaçlarını yazarak ücretleri ile birlikte rütbeli askerlere teslim ettiği ve herhangi bir şeyin bir anda bulunmasının hayal bile edilemediği bu memlekette; herkesin ailesini, sevdiklerini özlemesi gayet tabii bir durumdu.

Öyle inanıyorum ki Mehmetler, bir gözümüzde hasretini çektikleri analarını görüyor; diğer gözümüzde kızlarını, yavrularını görüyorlardı. Biletlerimize olan ilgileri de bu yüzden olmalıydı.

Günler birbirini kovalıyor, bizler de o intikal senin bu intikal benim sürüngen avına çıkıyorduk. Öyle ki soğuktan dudaklarım çatlamış, yüzüm kabuk bağlamıştı. Bu çile kutsaldı ve bizlerin tabiiyetinde şüphe yoktu.

Haftada bir de olsa telefonda ailem ile görüşme fırsatımız oluyordu. Yani esasında benim telefon kartımdaki kontör yer yer yetmiyordu diyebilirim. Malum hemen hemen her şeyimiz ortak sayılırdı bu asker ocağında. Evimizde telefon olmadığı için ailem, mahalle bakkalından haber bekler dururdu. Osman Amca iyi adamdır ama bazen aramalarımdan sıkıldığını hissettiğim de oluyordu.

Yine bir çarşamba günü telefon ile mahalle bakkalını aradım. Bu kez anam gelmemişti telefona. Kız kardeşim, meftunu olduğum anamın fazlaca hasta olduğunu ve doktora götüremediklerini söylüyordu. Bunu tahmin etmekse benim için pek güç olmamıştı. Yaptığı el işlerini, dokuduğu kazak ve çorapları konu komşuya satarak geçimlerini sağlıyorlardı.

Kız kardeşime “Size hemen para göndereceğim.” dediğim anda tim arkadaşım Yıldıray omzuma dokundu; acil görev olduğunu ve hazırlanmamız gerektiğini söylüyordu.

Telefon başında, boğazıma düğümlenen bir yumruk ve çaresizliğim…

Devlet Babamızın her ay hiç aksatmadan verdiği 17 lira maaşım ve son birkaç görevimizin bedeli olarak bir miktar para olmalıydı hesabımda. Olmalıydı ama ne fayda ederdi ki… Kim bilir kaç gün sonra birliğimize dönecektik.

Soğuktan gözlerim bulanıklaşmış ve düşüncelere dalmıştım. Aklımın orada olmadığın anlayan Yunus Emre Yüzbaşı, kısa sürecek olan istirahatın emrini verdi.

“Aslanım neyin var?”

“Anam, anam rahatsız komutanım ve başlarında hiç kimse yok. Hastaneye gitmeleri için para gönderecektim ama göreve çıktık. Kim bilir ne hâldeler şimdi.” der demez hiç düşünmeden tokadı yüzüme indirdi.

Gerekli bilgileri benden aldığı gibi birliğe telsiz ile ulaşarak, hesabımdan aileme para gönderilmesini emretti. Hesabımda hepi topu 36 lira 25 kuruş olduğunu söylediler. Bunun yetmeyeceğini hesaplayan Yüzbaşı, kendi hesabından 100 liraya tamamlatarak aileme göndermelerini söyledi.

Bu güzel yürekli Yüzbaşı’dan yediğim tokat, paha biçilemezdi…

Barış Özbek

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...