Bir Sürü Erkek ve Bir Sürü Kadın – 6

Gece Gündüz
A A

“Televizyonun sesi açık uyuyorum bazen. Kalabalığı çok sevdiğimden değil; yalnızlığımı bölmek istediğimden. Basit kesirli bir sayı olsa, daha az etki eder belki hayatıma.”

“Bazen nefes alamam olduğum yerde. Kendi cenazeme gider gibi olurum. Yavaş, rutin adımlarla sessiz bir kalabalık geçer içimden. Sonrası malum. Son kez görürler beni beyazlar içinde. Üstüme toprak hemen çökmesin diye tahta koyarlar. Toprakla kavuşmak bile zor bu dünyada.”

“Ankesörlü telefondan insanları ararım bazen. Tanımadığım insanların telefonu merakla açmaları ve ‘Kimsiniz?’ diye sormaları hoşuma gider. Her seferinde kendimi yeniden anlatırım. Anlatırken de var olduğuma ikna ederim kendimi. Karşımdaki telefonu kapatınca unutur bilirim ama üzülmem. İnsan bildiği şeyden üzülür mü hiç?”

“Bu aralar en çok merak ettiğim şey insanların çiçeklere nasıl bakabildiğidir. Benim balkonumdaki çiçekler hemen soluyor. İnsan olsalar ‘Benden kurtulmak için intihar ediyorlar.’ diyeceğim ama çiçeklerin insan ayırt ettiği nerede görülmüş? ‘Güneşe dönmekten yorgun düşüyorlardır.’ diye avutuyorum kendimi.”

“Evde tek tabağım kaldı. Sonuncusunu da dün kırdım. Zaten ihtiyacım da olmuyor artık. Eğer bir gün dönmek istersen kendi tabağını da getirmelisin. Ya da sen gelmeye karar ver yeter, ben veririm kendi tabağımı.”

“Böyle işte gittiğinden beri. Sen yokken her şey biraz daha yalnız geliyor bana ve hiç kimse istemiyor beni. Gönderirdim sana bu mektubu ama okumayacağını biliyorum. Posta pullarını umutlandırmak istemem; bir de postacıyı gereksiz meşgul etmemek lazım.”

“Ben böyleyim işte. Bunları duysan değişir belki her şey ama konuşamam seni gördüğümde. Korkarım güzel şeyler söylemekten. Öğretilmiş bir çaresizlik gibi, cesaretim yok sevgiyi göğüslemeye. Bir kere duysan her şeyi benim ağzımdan; ben cesur bir hayata kavuşacağım, sen sevgiye boğulacaksın.”

“Ben korkağım, eksik. Sen… Seninse pek bir şey değişmedi hayatında. En büyük kaybım da bu aslında.”

Dedi adam mektubunda… Titreyen elleriyle bir kez daha okudu yazdıklarını. Kendi haklılığı canını acıtıyordu. Buruşturup çöp kutusuna attı kağıdı. Nasılsa yarın akşam yenisi yazacaktı.

Barış Berberoğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...