Bir Sürü Erkek Ve Bir Sürü Kadın – 4

Gece Gündüz
A A

Bir Sürü Erkek Ve Bir Sürü Kadın – 4

“Biraz daha çabalamanı görmek istiyorum” dedi, kadın. Sesinde tuttuğu bir şeyler vardı. Kontrollüydü. “Hislerim aldanıyor, seni görünce.”

Adam, “Hazırım ne istiyorsan yapmaya” dedi. “Özledim, ellerini tutmayı. Ellerin için, her şeyi yaparım.”

“Her şeyi yapmanı istemiyorum” dedi, kadın. “Kendinden vazgeçme mesela. İçinden gelenleri göstermen yeter. Kelimeler ve anlık davranışlar, önemsiz benim için. Çıplak duygulara ihtiyacımız var” dedi.

O an adam, kendi hakkında düşünmeye başladı. Küçüklüğünden beri gelişen savunma refleksi, yumuşamıştı. Kalkanını, yavaşça yere bıraktı. Ayakları, ona isyan edercesine kadına gitmek istiyordu. Elleri, kavga edercesine tutmak istiyordu kadının ellerini ve burnu, en çok da burnu boynuna konmak istiyordu, bir ilkbahar kuşu gibi…

Yavaşça bir adım attı, adam. Elini kaldırdı. Derin bir nefes aldı. “Özledim o zaman, bunu bil” dedi. “Gece uyurken, sabah kalkarken bir yarım eşlik etmiyor bana. Sigaramsın sanki, benim olmadığında ellerim titriyor, ne yapacağımı şaşırıyorum. Akıl tutulması gibi bir şeysin sen benim için. Aslında, korkmam lazım; ama deli cesareti geliyor gözümün önüne geldiğinde ve her şey, biraz flulaşıyor o an; sen, pastel renklerle can katıyorsun hayatıma.”

Kadın, gözlerini kapattı. Kulağından giren her cümlenin tınısını duymak istedi. O an, gerçekliğe ihtiyacı vardı. Duyduklarını görmek, gördüklerine inanmak istiyordu. Elleri, kalkmak istedi; ancak tuttu kendini. Yaşadığı hayal kırıklıkları dolu geceleri getirdi, gözünün önüne. İçin için ağladı tekrar. Adam, görmüyordu.

Taş bir heykel olarak duruyordu, adamın bedeni. Ruhu, ipini kaybetmiş bir köpek gibi dolanıyordu dünyada. Gözlerini ayırmadı kadından. Gözlerinde görmesini istiyordu. Gözlerinde ruhunun kaybolduğunu ve kadının bulabileceğini bilmesini istiyordu.

Kadın, dökülen yapraklarına üzülen ağaç misali, hareketsiz duruyordu. Adamın dediklerine inandırmak istiyordu, kendini.

Adam, “İnan bana” dedi. Kadın, cevap vermedi. Adam, bir adım daha attı tüm ihtişamını bozarak, “Sana geldim bak” dedi, “İnan bana; ruhumla geldim sana, kaderimle geldim. Bu dünyada bana ait ne varsa, sana vermeye geldim.”

Kadın, “Hiçbiri tatmin edemez” dedi, usulca. “Bana umuttan bahsetmelisin. Benim, senin umuduna ihtiyacım var.”

Kendini bir şeye inandırmak isteyen herkes gibi…

Barış Berberoğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...