Bir Sürü Erkek ve Bir Sürü Kadın – 2

Gece Gündüz
A A

Bir Sürü Erkek ve Bir Sürü Kadın – 2

Yağmur yağıyordu. Alalede bir kafenin içinde sadece görselliği için konulmuş bir tabloya odaklanmıştı adam. İnsanlar etrafında yemek siparişi veriyor garsonlar insanları mutlu etmeye çalışıyorlardı. Adam sakinliğinden ödün vermeden kalabalık kafenin içinde tablonun önünde duruyordu. Kadın adamın sakinliğini bozmak istercesine manzarasını delip geçiyordu.

Hafif boynunu kırmış şekilde izliyordu adam tabloyu. Hareketliymiş gibi ressamın resmettiği hikayeyi canlandırıyordu gözünün perdesinde. Kadın periyodik olarak gölge düşürüyordu perdesine.

Adam elini uzattı tam önünden geçerken. Belinden tuttu kendine çekti. Öpecek sandı kadın. Öperim diye düşündü adam. Ancak vazgeçti birden. Refleksi; dudaklarına yönelmek yerine gözlerini tabloya odaklamıştı. Adam sakinliğinden ödün vermeden kadını yanına çekmiş oldu. Kadın sakinliğini bozmak istercesine yanına sokulmaya ikna olmuştu.

Göğüsleri açık Frida Kahlo tablolarından biri duruyordu karşısında adamın. Kadın ise göğüslerini açmaya hazır duruyordu yanında.

Tablo bitti. Yağmur dindi. Yavaşça çıktılar kafeden. Eve vardıklarında, ayakkabılarını çıkardıkları kapının önünde adam kadına yaklaştı. Konuşmuyorlardı ve evde sadece buzdolabı sessizliğe meydan okuyordu. Üstüne geldikçe adam, duvara iyice yaslandı kadın. En sonunda duvar dibinde teslim oldu içindeki şehvete. Adam neler olacağını bildiği sahnelerin verdiği güvenle adımlarını atmış, duvarın gelmesini bekleyerek üstüne doğru yürüyordu şehvetin. Dudaklarından öptü kadının. Kadın izin verdi isteklerine.

Kafede içinden gelen şeyi yaptı kadın. İçinden gelen şeyi özgür bıraktığı için de iyi hissetti kendini. Üstünü çıkardı, göğüsleri çırılçıplak bir gerçek olarak katılıyordu adamla aralarındaki duygulara. Duvarla adam arasında, adamla şehvetin omuzlarında yükseliyordu kadın. Duvardan kaçamayacağı düşüncesi, yani egemenliğini kurduğunu düşünmesi haz veriyordu adama.

Yasak olana uzandılar ikisi de. Kadının üzerinde dolaşırken elleri; yumuşak bir hayatın üzerindeki sert virajlara ve isyan eden anılara denk geliyordu. Yapmış olduğu kazadan utanmıştı kadın; ellerine uzandı adamın. Adam tüm sakinliğiyle öptü vücudundaki her bir anıyı. Yaralarından öpülen her kadın titreyerek tutunur hayata. Titreyerek sarıldı adama. Titreyerek bağlanmak istedi hayata.

Adam sevişirken daha önceki kadınları düşündü birden. Yaşadıkları anlar geldi gözünün önüne. Her kadından bir sahne konulmuş kötü bir fragman gibiydi. Adam kadını aldatmış gibi acı çekmişti.

Sevişmeleri bitmiş. Yağmur yeniden başlamıştı. İkisi çıplak ve birbirlerine sarılmadan uyudular. O an birbirlerine sarılmak belki de korktukları şeyin başlarına gelmesine sebep olacaktı.

Barış Berberoğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...