Erikler

Gece Gündüz
A A

Erikler

Vur beni ve inan tüylerine
Tehditler alıyoruz
Deme ki “Gidiyorum.”
Çünkü sen bir gidişi vurgularsan o gidiş namütenahi olmaz
Saçlarımda bile bir telaş çığlığı kopar
Bir pervasızlıkla engellenirim
Sınırlar yok olur
Dil anlaşılır,
Tınısızlaşırız.

Yerden biterim, ulaşamam sana
Yüksek tabanlı istemem
Terliklerim mi eskidi sanki
Hep kapındaydım zati
Ha bir posta geldi bugün
Nerelerdeydin sahi?

Yazılı olmayan kurallar içmişiz
Bir Vakfıkebir ekmeğini bölüşmüşüz seninle
Dertsizmişiz
Yanımızda bir gişe memuru
Saati sormuşuz
Onun “11…” deyişi bize vız gelmiş
Geceyi öpmüşüz
Sandıklara saklamışız hüzünleri
Bir kedi sevmişiz
Tüyleri sarı bile değil
Muhakkakları itmişiz
Biraz rahatlamışız
Sonra sen gitmişsin
Kendime sarılmışım
Sahneyi terk etmenin adabına uyarak
Saygılarımla eğilmişim.

Biraz yorgun gece ki ellerindedir
Terlemekte saç diplerinden.
Tedirgin sanki
Terk ettiği düşlerinden.
Yatıyorsun vurdumduymaz,
Selamsız…
Bir erik yüksünüyor çekirdeğinden.

Burada esmer olunur peydahlanışlar
Tanklara geç kalınır
Sana elini uzatanlar
Rumeli’nden mehtaba
Petunya edasıyla sürünür
Biteviye bir viyolonsellikle
Tellerimden olurum
Ezilirim yanık sessizliğimle
Kıblemi şaşar, mürtetleşirim.

Taklalar atar içimdeki.
İçim de ki: “Taklama bre deyyus!”
İnlesin geceleşmişler
Ruhunu kus ve yanımızdan
Geçemesinler.
Yaktın son dalını
Ki bu monarşini yüceltmez
Gücün düşer sağımızdan
Erimesin kolundaki
Kesilmemişler.

Yeşile uzağımdır ama
Senin o “Erikler çıktı…” sevinişin yok mu?

Aytaç Kopal

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...