Sürrealizm, İmkansızın Büyüsü

Gece Gündüz
A A

Sürrealizm, İmkansızın Büyüsü

“İnsan geride bıraktıklarını özler, sahip olduğundan sıkılır, ulaşamadığına tutulur. Genelde ulaşılmaz olan hep aşk olur…” – Lucius Annaeus Seneca

 

Sürrealizm, bilinç ile bilinç dışını birleştiren bir yoldur ve saf fikri, toplumsal ve ahlakça her türlü ön düşünce ve kabullerin etkisinden kurtularak anlatma amacını güden sanat akımı olup, temeli, akılcılığı yadsıyan ve karşı-sanat için çalışan ilk dadaistlerin eserlerinden gelir. Sürrealizm, felsefi boyutta, varlık ile yokluk arasında sınırlı olan insan oğlunun akılla sınırlanan gerçeği aşmak çabası olup, yazarın belli bir konuya ilişkin kişisel duygu ve düşüncelerini, ahlaksal ya da estetik kaygıdan uzak, aklın denetimi olmaksızın, anlattığı metinlerdir.

Gerçeküstü derken imkansızla olan bağına da değinmemek olmaz. gerçeküstü ve imkansız arasında yadsınamaz bir ilişki vardır. İnsan sınırlı bir varlık olsa da, aradığı şey sınırlarının çok uzağındadır ve ona yaklaşamadıkça, aradığı şey daha da çekici gelir ve daha da ihtiraslanır. Tutkulu olan insan, sonucun hüsran olacağını bile bile, sınırları aşmaması gerektiğini bilirken de, ironik olarak daha da fazla arzulamaktan geri kalmaz, bundan doğan gerilim de insanın hayal dünyasını geliştirir… değerli üstad Nietzsche bir aforizmasında der ki; “Dans eden bir yıldız doğurabilmesi için insanın içinde kaos olmalıdır”, bu sözün ışığında, akıllara şüphesiz şu fikir gelir; tutkusuz ve varlık ve yokluğun sınırlarını zorlamayan bir insanın iyi bir sanat eseri ve özgün fikirler üretmesi mümkün müdür?

İnsan düşüncesinin ve sanatının kaynağı, var olanlar kadar, bir nevi hiçlikteki o büyülü yaratma duygusu, yani sürrealizmden de gelir. Hep “olmayanlar” kadar, yasaklar, gizli şeyler ve gizemli olanlar tarih boyu bizlere hep çekici gelmiştir. Vitrinin dışından bakmak gibi, hem özne hem nesne olan bize de, sahip olduklarımız ve kabul ettiklerimiz değil de, sahip olunanın ve kuralların dışı daha çekici gelir. Ezberi bozmak ve alışılmış olanın dışına bir adım atmak, ne de heyecanlıdır…

Ulaşılması güç olan şeyler, dürtülerimizi tetikler ve buna mukabil sahip olma arzusu artar. Ne kadar ulaşılması zorsa, gözümüzdeki değeri de o derece yükselir. Ancak, nihayetinde, o bir insan ya da bir nesnedir. Değerli kılan ise yalnızca fikirlerimiz ve duygularımızdır.

Aytaç Atlas

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...