Felsefe ve Edebiyat

Gece Gündüz
A A

Felsefe ve Edebiyat

Edebiyatta düşünceden daha çok duygular ön plandadır, Felsefe ise düşünceyi duygudan ayırarak yapılır. Ortak paydalarını düşünecek olursak, aslında ikisi de soyuttur ama felsefe daha soyut olduğu için, doğal olarak, insanlara daha yapmacık, günlük hayata aykırı ve üst perdeden gelir. Edebiyat daha somut olarak düşünülebilir ama tam da öyle değildir, zaten dil de soyut değil midir? Dil de bir matematiktir. Söz konusu matematik olunca, nicel meselelerde soyutlaşan dil, anlatılan şeyleri bir hesap dâhilinde, daha basit ve kısa bir şekilde anlatır. Aslında nitel meselelerde de, nicel farklılıklar nitelik farkını belirler, ama neyse ki, konumuz bugün bu değil…

Edebi yazına gelirsek, estetik çok önemlidir, zira esere yazarın üslubu ve estetik anlayışı yansır, dolayısıyla yazarın kişiliği eserde kolayca bulunur. Felsefi eserlerde ise amaç estetik olmadığı için kullanılan dil soyut ve didaktik bir dildir, önermeler ne kadar objektif olsa da sert ve kesindir. Dolayısıyla akıl yürütmelerle dolu olduğundan, edebiyat kadar duygulara hitap edemez, ama yine de felsefe edebiyatın omurgası gibidir. Edebi metinlerin arka planlarında bazı düşünceler yatar kuşkusuz. Ama bu düşünceler felsefi metin yalınlığıyla değil değiştirilerek ve hikâyelendirilerek anlatılır. Felsefe yalındır ve sayfalarca süren bir edebi metnin arkasında sadece birkaç kelimelik felsefi bir düşünce olabilir. Ayrıca, edebiyatta da felsefede de hayal gücü esastır. Fakat felsefecinin hayal gücü edebiyatçınınkinden az değil yer yer daha fazla da olabilir ama hayal gücü bir matematikçininki gibi soyut olur.

Tüm bu aradaki farkları mümkün olduğu kadar bilmemize karşın, felsefe ve edebiyat arasına yine de kesin bir sınır koyabilmek mümkün değildir. Çünkü, dil kişinin kullanımına özgüdür. Felsefe duygulara hiç hitap etmez de denemez. Felsefi eserlere kesin soyuttur denemeyeceği gibi, edebi eserlere de tamamen somuttur demek yanlış olur. Edebiyat duygularla, Felsefe ise mantıkla hareket eder etmesine ama bazen duygularımızı ortaya koyarken mantığımızdan, mantığımızla hareket ederken de duygularımızdan yararlanabiliriz.

Hülasa; edebiyat bir sanattır ve zevklere hitap eder, bundan dolayı edebiyatta dil gösterişli olabilir. Edebiyatta tek bir tarz ya da ideal bir tarz yoktur ama felsefe için ideal bir tarz olmalıdır, Çünkü felsefe açık ve anlaşılabilir bir dil kullanmalıdır.

Aytaç Atlas

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...