Düşünce Özgürlüğü Ve Sevmenin Etiği

Gece Gündüz
A A

Düşüncenin sınırları olmasa da, sevmenin sınırları vardır, kuşkusuz. Binaenaleyh, sevmeyi düşünmek de sınırsızdır. Eylemler ise, sınırsız düşünmeyi engelleyemeyecek olsa da, ahlak kuralları ve fikirler gibi kendi varlık, kabul ve yeter sebepleri ile sınırlıdır.

Sevmeye gelirsek azizim, kişinin çok sosyal veya eylemci olması yahut filozof veya bilgin olması; kendi bencil dünyasından çıkması, duvarlarını yıkması ve hala bencil olmadığı anlamına gelmez. Hala derinlerde kalan bencillik, sevme veya bilgelik arzusuyla da kendini bittabi gösterebilir. Bencillik başkasını değil, evvel de kendini sevmemek değil midir? Ve neden hep başkasını bencillikle suçlar, kendini sevmeyenler? Kendini sevmemek, ne kadar ironik olsa da, kendini sevmeyi tümden olumlamak da değil midir bir mânâda?

Montaigne denemelerinde der ki; “Gereksiz bir tutku, giriştiğimiz işe, yarardan çok zarar getirir, olayların ters gitmesi, gecikmesi sabırsızlığa sürükler bizi. Bizi avucuna alan ve sürükleyen bir işi hiçbir zaman kendimiz iyi yönetemeyiz.”

Katılmamak elde değildir üstada, ne kadar da güzel söylemiştir. Mükemmeliyetçi bir yaklaşımla, kendini sınırlamamak, ne de büyük bir dilemmadır! Elbette kendimizi severiz, ama, her karşılıklı eylem gibi sevmenin de kendi içinde oluşunu gerektiren bir etiği yok mudur? Velhasıl, insan düşünmekten de, yaşamaktan da, farkılıklardan da kaçınmamalıdır, ama, uzlaşma da öyle “ben istiyorum, olacak” denilecek bir şey değildir, o hiç bitmeyecek olan çok güzel bir çabadır, karşılıklı olan.

Aytaç Atlas

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...