Yarı Yol Spor – I

Gece Gündüz
A A

Yarı Yol Spor – I

Yastığı normalden daha yüksekti o gece. Boynu ağrıdığı için değil, heyecandan uyuyamıyordu. Çünkü karne hediyesi olarak alınan o müthiş spor ayakkabıları, yastığının altında duruyordu. Yarın yapılacak maçta yapacağı hareketleri düşünüyor, gözüne bir damla uyku girmiyordu. Aynı gecenin ilerleyen dakikalarında, rüyasında attığı röveşata yüzünden ayağını ranzanın tahtasına vurarak, hem abisini hem kendisini uyandırmıştı.

Sabah kahvaltısını yapar yapmaz sokağa attı kendini ve gelen çocuk sayısına göre topla oynanan farklı oyunlar oynandı. Tek kale maç, Japon kale, penaltı çekişmece… Ama onun asıl beklediği akşam saatleriydi. Tüm çocuklar, akşam serini inmeye başladığında sahada oluyordu. Kendisinden bir iki yaş büyükler de geliyor, aldım-verdim yapılıyor ve dengeli takımlardan oluşan çift kale maç başlıyordu. Ayakkabılarıyla çok güzel bir uyum içindeydi. Hiç ilk gün ayakkabısı gibi değildi. Güzel oyununu 3 golle süsledi ve takım arkadaşlarının içtiği soğuk gazozlarda emeği fazlasıyla geçti.

Çocuklar dışarıda oynarken sitenin orta yaşlıları için; sahayı gören balkonlarında oturup bu çekişmeli maçlara bakmak, yaz akşamlarının vazgeçilmez eğlencesiydi. Demlenen çaylar, sıcak çekişmeye ayrı bir sıcaklık katıyordu. Hayri Bey, ilçedeki ortaokulda Fen Bilgisi derslerine giriyordu ama okul takımını idare edecek teknik bilgiye de sahipti. Bunda, kendisinin de yıllar önce oynadığı amatör kulüplerin ve futbol sevdasının etkisi çok büyüktü. Futbol geçmişi ve altyapılarda tanıdığı hocalar sayesinde, okuldaki ve çevresindeki yetenekli çocukları, arkadaşlarına öneriyordu. Bu önerilerinden sonra yükselen çocuklar olduğunda ise onları, çok daha farklı bir göz ve çok daha büyük bir gururla izliyordu.

O yaz boyu Hayri Bey, yaşıtlarına göre kısa olsa da hızlı koşuşu ve teknik kapasitesiyle bu açığını kapatan, hevesli forveti fark etti. Onu izliyordu sadece. Topla olan ilişkisini, top sürüşünü, çektiği şutları, ikili mücadelelerini… “Yırtıcı forvet” olacak potansiyeli görmüştü. Sadece biraz profesyonel bir çalışma ortamına, tekniğin yanına taktik bilgiyi koymasına ve güçlenmesine ihtiyacı vardı. Komşusu olan Orhan Bey’e konuyu açtı. Arkadaşının, Karayolları’nın futbol takımı olan Yol Spor’da antrenörlük yaptığını söyledi. “İstersen bir gün gidelim, o da bir baksın.” dedi. Orhan Bey, gururla komşusunu dinledikten sonra “Oğlanla bir konuşayım, haber veririm akşama.” dedi. İleride kazanacağı paralardan çok, evladının isteklerini önceleyen bir babanın vereceği en güzel cevaptı bu. Aslında oğlunun nasıl bir heyecan duyacağını ve hemen kabul edeceğini adı gibi biliyordu ama hep yaptığı gibi, ailesine sormadan bir şey demeyecekti.

Beklediği gibi oldu. Orhan Bey’in küçük oğlu, haberi alır almaz evin içinde koşmaya, aklınca antrenman yapmaya geceden başlamıştı. Çocuk isimlerini akılda tutamayan orta yaşlı amcalar, kendi aralarında konuşurken çocukları böyle isimlendiriyorlardı. “Orhan Bey’in küçük oğlu” idi Can’ın adı uzun zamandır. Ve yeni spor ayakkabılarının, onun hayatını değiştiren işaret olduğunu düşünüyordu. Yeni ayakkabıları uğurlu gelmişti…

 

(devam edecek)

Alper Kaya

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...