Yağmur Damlası

Gece Gündüz
A A

Yağmur Damlası

Arabadasın; küçük taneli ve çok az yağan bir yağmurun altında ilerlediğini düşün. Yağmur taneleri tek tük düşüyor ön cama ama görüşü engellemiyor. Camda, kalemle noktalanmış gibi duran yağmur taneleri var artık. “Sileceği şimdi çalıştırırsam, zarar görür.” diyorsun kendi kendine.

Biraz daha ilerliyorsun. Kalemle noktalanmış gibi duran yağmur taneleri artsa da ileriyi görüşte bir problem yok. Devam ediyorsun yoluna. Yağmur tanelerini yok saymıyorsun kesinlikle. Onlar camdalar ama silmiyorsun. Üşengeçlikten falan değil kesinlikle. Gözlerin alışıyor bir süre sonra onlarla. Onlara rağmen devam etmeyi biliyorsun.

An geliyor, görüş çok zorlaşıyor ve elin silecek koluna gidiyor. Ufak bir hamle yetiyor koca camı tertemiz yapmaya. Öyle çok su temizleniyor ki camdan, şaşırıyorsun. “Meğer ne çok yağmur damlası dökülmüş.” diyorsun içinden. Böylece gideceğin yol; daha net, daha temiz ve daha güvenli görünüyor artık gözüne.

Dertlerin her biri, bir yağmur tanesi aslında, temiz ve cam gibi kırılgan hayatlarımızda. Hayatın, üzerimize düşürdüğü yağmur damlaları varsa bizim de sileceklerimiz var!

Hayatın bizlere küçük bir oyunudur aslında bu. Dertleri küçük küçük, fark ettirmeden, seyrek bir yağmur gibi gönderiyor ki biz, onları temizleyecek sileceği çalıştırmayalım, önümüzü görmeyelim ve sonunda kaza yapalım.

Her sildiğimizde sileceğin parçaları kalıyor camın üzerinde; silecek, günden güne eksiliyor ve eskiyor. Eskise de günden güne, eksilse de parça parça; “silecek,” bizim kalbimizdir. Sorunlar ile yüzleşen, onları aşmaya çalışan kalp, üstesinden geldikçe yarınlara güvenle bakmamızı sağlayacaktır.

“En güzel direniş, kalbi temiz tutmaktır.” Temiz olan kalp, hayatı da temiz tutacaktır.

Alper Kaya

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...