SON EKLENENLER

Hoş Geldin Can’ıma

Hoş Geldin Can’ıma

Telaşlıyım hep hayata, takılıp düşerim çelmelerine Boşluğa uzanıp ellerimle gülüşünü yakalıyorum Beni huzura kavuşturur akşamüstü sesini duymak Biraz da limon
Silinen

Silinen

Bahar da bitti yaz da. Ben hâlâ kar yağıyorum. Dinmedim hiç. Biliyorum artık var olmayacaksın. Hatıraların can yakışından sallayacaksın elini.
Giyotin

Giyotin

Güneş de ellerimden kayar, sığmaz aklıma toprakta süzülen bitki örtüleri. Orada duru dallar salkım salkım, deliverenler budak budak; iklimlerin dışında
Bana Emanet

Bana Emanet

Uzunca bir yol var ki sokakları sana çıkan Kırlangıçlarında kaybolmuşum çoktandır İçimde buzdan kalelerimi yakan güneşinin esareti Ve pedalları sana
Sarsmak

Sarsmak

Kurduğum her gerçekleşmeyen hayalden Bir kurşun sıkılıyor ruhumdaki çocuğa doğru. Büyümek kaçınılmaz oluyor ayrılığın elinde.   Sevmek, Artık ruhumu iyileştirmekten
Progresif Gece Şiirleri-I (Bazı Çoraplar Anorak Olur)

Progresif Gece Şiirleri-I (Bazı Çoraplar Anorak Olur)

Bazı çoraplar anorak olur Gelişigüzel atarsın köşeye Yalın ayak ölümsüz uyanırsın Pencerenin altında nehirler Bir de suyun gövdesi ekimde, Çoraplara
Sen Benim Gibi Sevme

Sen Benim Gibi Sevme

Ben seversem çok başka severim Yaktığım sigarayı sonuna kadar içtiğim gibi, Başladığım kitabın ön sözünden başlayıp, arka kapağına kadar okuduğum
Veda

Veda

Bomboş kaldı şehir Meğer ben dahil dolumuşuz seninle Kırmızısından ışığı, caddelerinden buğusu eksilmiyor haylazlığımın Ses etmelerin eşiğinde içten içe sana
Kış Hanımelisi

Kış Hanımelisi

Vakit sonbahar zamanı. Valiz toparlamaya başlayan güneşim, yine her zamanki yerinde. Doludizgin devam eden bir Tuna Kiremitçi sayfalarında kayboluyorum o
Bin Bir Gece Yalnızlıkları – Gerçeklerin Okları

Bin Bir Gece Yalnızlıkları – Gerçeklerin Okları

(…) Köye gitmeye karar verdim fakat hâlâ gitmek için hiçbir şey yapmıyorum. Bir makine gibi çekirdek çitleyip dizi izliyorum. Arada
Bir Tek Sen Güzelsin

Bir Tek Sen Güzelsin

İçim küskün sokaklarına Ayrı kalalı demini çekti gülüşlerim Yokluğunla sıvanmış günlerin kırgın yanı ben, yangınlarında küle dönerken Tutuştum elbet bir
Eylül

Eylül

Aldığın nefesin adı ne, diye sorsalardı Çaresizlik, derdim düşünmeden Düşünseydim şayet iki dakika Yitirirdim aklımı Beklenen gün geldi artık Uçuyorum
Bin Bir Gece Yalnızlıkları – Düşün Düşün Çoktur İşin

Bin Bir Gece Yalnızlıkları – Düşün Düşün Çoktur İşin

*** Kanlı bir bileklik, kırık bir kalem, camları un ufak olmuş bir gözlük, birkaç parça yırtılmış ve kanlanmış kıyafet… Bu
Sensin

Sensin

Kendimi bana bırakmayı öğrenemedim henüz Henüz yaşım hâlâ dizlerimi kanattığım yerde Kabuğundan duvarlar ördüğüm sevinçlerim var benim Tutunmadan yürümeye zorlanmış ruhu
Aklımın ipi

Aklımın ipi

Aklımın iplerini ortalık yerde unutmuşum Bir kuklabaz şimdi Benim yerime yönetiyor Tüm bu karmaşayı Fark etmeden geriliyorum Önce adımı, sonra

Sizden Gelenler

Sessiz Alarm

Sessiz Alarm

Alarmım sessize kurulu Saatim yaşımdan bir ömür geri Bilerek ileri alıyorum Vaktin geçmediği, Yaşama yetemediğim zamanlarda Ne kadar ağırlaşsam da
Kahır

Kahır

Ne de zor Her sabah çıkarken artık o eve geri girememek Her zaman olduklarımızdan ayrı yerdeyiz Kimimiz uzun zamandır birlikte
Planlanmış Rastlantısal Olasılık

Planlanmış Rastlantısal Olasılık

Varoluşun ilk anından itibaren, yaşamın zeminini oluşturan olaylara baktığımızda her birinin, kendi içindeki anlamsızlıklar bütünü olduğunu görüyor ve bir bütünün
Gökyüzü

Gökyüzü

Gökyüzü; terk edilmiş, akan damlalar artık onun değil, yeryüzünün. Bu yüzden gökyüzü hep tek başına… Ne kadar biriktirirse biriktirsin bencil
Gün Gelir Kendine Acır İnsan

Gün Gelir Kendine Acır İnsan

Yapmak istediğin onca şey varken yapamamak nedir bilir misin? Biliyorsan eşlik et bana, yalnız değilsin; bilmiyorsan da kulak ver, belki
Bugün Değilse Ne Zaman?

Bugün Değilse Ne Zaman?

“Hep bizi soruyorsun, kendinden hiç bahsetmiyorsun.” dediler konuşurken. Her birinin kendine özgü bir hayatı, mutlulukları, huzur buldukları şeyler vardı. Konuşurken
Açlık

Açlık

Dünya, her gün insanlığın yeni bir gün görebilmesi için durmaksızın dönüyor. Peki, herkes için mi dönüyor bu Dünya? Günler herkes
Tadı Yok Sahiden

Tadı Yok Sahiden

Hiçbir şeyin tadı yok sahiden. İçtiğim çayın, Dinlediğim şarkının. Hiçbir şeyin tadı yok sahiden Bilgeliğin, Cahilliğin Ve sensizliğin. Bir gelip
Üç Maymun

Üç Maymun

Gören var mı; İçimdeki ateşin gözlerimin beyazına sinişini, Pınarındaki damlanın akmak isteyişini, Göl değil, nehir olacağını, Denizlere karışacağını, Gören var
Biraz

Biraz

Biraz yalnızlık var içerimde Düşünmeceler var, kaburgalarımın altında sakince Yedi düvel doksan dokuz tane Eskiden kalma bir radyo ve kırmızı
Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...