SON EKLENENLER

ZAMAN YAŞLANDI

ZAMAN YAŞLANDI

Saatler geçiyordu… Tik tak tik tak… Akrep ve yelkovan umarsızca dönüyordu. Geçen her saniye, ömrümden alıp götürüyordu. Sanki eksilmek gibi
Haziranda Ölmek

Haziranda Ölmek

Her şeyim elimden kayıp giderken, ben sadece senin elini tutmak istiyordum. Ellerim, kaybolan şeylerin içinden en çok elini kurtarmak istiyordu.
Ayşe Hemşire ve Doktor Esra

Ayşe Hemşire ve Doktor Esra

“Doktor Selim, acilen ameliyathaneye… Doktor Selim, acilen ameliyathaneye…” Bu anonsu geçen görevli, içinden “Ayşe Hemşire, siz de hemen hazırlanın, durum
Sanırsam…

Sanırsam…

Ben sanırsam bir deliyim. Uzaklardan gelen seslerin, çalılıklar arasında sıkışmış sızılarını duyarken… Ben sanırsam bir kaçığım. Oh-, hayır! Çarpıtıcı güzellikteki
Elif De Kim?

Elif De Kim?

Gökyüzü, hüznü siyaha çalıyordu; ben, saatim sana beş varken kalkıp ölüme gidiyordum. Neden böyle bir son hazırlamıştım kendime; “Ben ki
Sen Uzaksın, Ben Sevdalı

Sen Uzaksın, Ben Sevdalı

Ruhumu süzüp hayatına bıraktım Kalın ve kırışık sayfalı bir romanın tam ortasında kalmışız Ne ben o saçları uzun kadın, ne
21:03

21:03

Gece aptal bir otelin önünde siyah bir araba vardı. İçinde bir adam ve kadın oturuyordu. Adam berbat görünüyordu. Direksiyonu sıkışından
Büyük Şehir

Büyük Şehir

“Git!” diyordu şeytan… “Yeter artık uğraşıp didindiğin, topla pılını pırtını git!” diyordu, büyük şehre. “Yetti artık bu Orta Çağ’dan kalma
İstifa

İstifa

Saatler, sabah 10:20 sularıydı… Dışarıda sinir eden bir güneş, aklımda sevmediğim insanların silüeti.. Kendimi o sabah öylesine yorgun hissediyordum ki
İyileşirken Sevmek

İyileşirken Sevmek

Uzaktım kendime, uzaktım içinde kır çiçekleri olan her şeye Olmayana meylim, gelmeyene dualarımla, Düşlediğim ve düşünü kurduğum hiçbir şey yoktu.
Belle

Belle

Hava bugün son derece karanlık, ürkütücü ve iç karartıcı. Günlerden ne olduğunun hiçbir önemi yok. Bugünü yaşamak istemiyorum. Hayatı geriye,
At, Avrat, Silah – 3. Bölüm

At, Avrat, Silah – 3. Bölüm

Kararımı kesinleştirmemin üzerinden çok geçmeden adamlar geldi. Arkamıza yanaştılar.   Farlarını söndürüp stop ettiler. İki kişilerdi. Biz gibi… Aslında üç
Gerisinden Bile Gelemiyorum Zamanın

Gerisinden Bile Gelemiyorum Zamanın

“Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. Zamanı durdururum yüreğimde, Sensiz geçtiği için, Akrep yelkovana küskündür. Şu bozuk saat çalışsa
Beşir Fuad Üzerine

Beşir Fuad Üzerine

Biraz daha kaybolurken satırlarda, son dakikalarının hazzını yaşıyordu yazar. Bir yazar böyle mi olmalıydı? ”Bir insan nasıl yaşarsa öyle ölür.”
Isaac Leib Peretz – Sessiz Bonthsa

Isaac Leib Peretz – Sessiz Bonthsa

Isaac Leib Peretz’in Sessiz Bonthsa adlı öyküsüyle Yahudi Öyküleri adlı bir antoloji vesilesiyle tanıştım. Din kavramına, inançlara olan ilgim ve

Sizden Gelenler

Kahır

Kahır

Ne de zor Her sabah çıkarken artık o eve geri girememek Her zaman olduklarımızdan ayrı yerdeyiz Kimimiz uzun zamandır birlikte
Planlanmış Rastlantısal Olasılık

Planlanmış Rastlantısal Olasılık

Varoluşun ilk anından itibaren, yaşamın zeminini oluşturan olaylara baktığımızda her birinin, kendi içindeki anlamsızlıklar bütünü olduğunu görüyor ve bir bütünün
Gökyüzü

Gökyüzü

Gökyüzü; terk edilmiş, akan damlalar artık onun değil, yeryüzünün. Bu yüzden gökyüzü hep tek başına… Ne kadar biriktirirse biriktirsin bencil
Gün Gelir Kendine Acır İnsan

Gün Gelir Kendine Acır İnsan

Yapmak istediğin onca şey varken yapamamak nedir bilir misin? Biliyorsan eşlik et bana, yalnız değilsin; bilmiyorsan da kulak ver, belki
Bugün Değilse Ne Zaman?

Bugün Değilse Ne Zaman?

“Hep bizi soruyorsun, kendinden hiç bahsetmiyorsun.” dediler konuşurken. Her birinin kendine özgü bir hayatı, mutlulukları, huzur buldukları şeyler vardı. Konuşurken
Açlık

Açlık

Dünya, her gün insanlığın yeni bir gün görebilmesi için durmaksızın dönüyor. Peki, herkes için mi dönüyor bu Dünya? Günler herkes
Tadı Yok Sahiden

Tadı Yok Sahiden

Hiçbir şeyin tadı yok sahiden. İçtiğim çayın, Dinlediğim şarkının. Hiçbir şeyin tadı yok sahiden Bilgeliğin, Cahilliğin Ve sensizliğin. Bir gelip
Üç Maymun

Üç Maymun

Gören var mı; İçimdeki ateşin gözlerimin beyazına sinişini, Pınarındaki damlanın akmak isteyişini, Göl değil, nehir olacağını, Denizlere karışacağını, Gören var
Biraz

Biraz

Biraz yalnızlık var içerimde Düşünmeceler var, kaburgalarımın altında sakince Yedi düvel doksan dokuz tane Eskiden kalma bir radyo ve kırmızı
Gitme

Gitme

Gidiyorsan, bu sefer sessiz git Değmesin matemini tutacağım günlere yüzün Elimin altında yüreğim kanıyorken Beni kan tutan günlerimden çıkart ve
Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...