Abone Olun
Gece Dergi'ye Abone Olun
Gece Dergi'ye abone oldunuz mu? Henüz olmadıysanız bizce tam sırası. Yayınlanan her yazımız, direkt olarak mail adresinize gelsin.
+ kaç yapar acaba?
YanıtlaCevap Bekleniyor

SON EKLENENLER

Bulantı

Bulantı

Suç sokakları etrafa her baktığında Bizi bir kere daha çıkmaza sokmuş oluyor Şimdi buradan bakınca tozlu raflara Hiçbir şey hatırlamamak
Boş ver

Boş ver

Mutlu olamadığım için mi mutlu olmayı umursamıyorum yoksa artık o denli umursamaz mıyım; boş ver… Görmek istemediğim için mi etrafıma
Geceyi Gün Eyledim

Geceyi Gün Eyledim

Çok mutluyum ey dünya zaferle çıktım savaşından sonunda ben de alıp gittim onurumu avuçlarında merhaba ey zor kader merhaba ey
Ben Mesaisi

Ben Mesaisi

Suyun odası denize bakıyormuş Kuşlar konuyormuş penceresine Mutlu oluyormuş denize bakınca Denize bakınca ilham geliyormuş ona Benim odama gün doğmuyor
Vebu

Vebu

Bu pervasız yürüyüşten bana kalan Attığım adımlardaki meftunluk yanılgısı. Senin bu ihmalkâr gidişin, istismarların en okkalısı. Burun deliklerindeki günleri yakmak
Papatya Sokağı

Papatya Sokağı

Bir yalnızlığı var bir de o Bir karartısı var bir aydınlığı Belli ki gecelerce dolup taşar kendinden Sigarasını her içine
Kanatların İncinmesin – II

Kanatların İncinmesin – II

Bütün tılsımının tamamen kaybolacağı hissine kapılmıştım çaresiz. Bütün yaşanmışlıklarım kendi içimde; bütün hissedişlerim, bütün dokunuşlarım hatta ve hatta gözlerine bakışımdaki
Olağan Durum

Olağan Durum

Kelimeler bulut kümesi, akıllarında sen İçiyorlar ışığı kana kana Oysa vakit bugün bir başka erken Sabah sabah yine saplanmışım gibi
Soluğunda

Soluğunda

Bu zamana kadar tanıdığım tüm bedenlerin ruhunu, ölüm senfonisi eşliğinde geçmişe gömdüm. Geçmişte kiminle ne konuştuysam o dillerin kelimelerini unuttum.
Kül Kızılı

Kül Kızılı

Uzanmaktayım. Sussam fısıldar çamlıklar Görsem ki filizlenen sonbaharda Kirpiklerinden düşen gölgeleri… Abîr müsved iki ocak ayında, İnletiyor burun deliklerimi. Yakıcı
Yükselen Sesler

Yükselen Sesler

Kara bulutların kapladığı göklerden gelen sesle irkildi insanoğlu. “Birleşin, birleşin…” sesleri titriyordu. Sonrasında devam ediyordu yükselerek inleyen sesler göklerin üstünden.
Bizim Hikâyemiz

Bizim Hikâyemiz

Gözlerinde kaybolup uzak diyarları tatmayı isterdim. İsterdim ki ayrılıkların uzağında olsun sevdalar Sevginin hüküm sürdüğü kalplerde, Yeşersin papatyalar Sevilip sevilmemek
Geçerken

Geçerken

“Zaman değilmiş gideni geri getiren, aslında zamanmış var olanı götüren…” der Cemal Süreya… Öyle de garip bir yer işte bu
Düş-tüm

Düş-tüm

Düş kırıklığı bunun adı Her yere düştüğümde benimle aynı oranda Hem artan ve ha bire azalan Durmadan Dünya’nın dönüşü gibi
O At Öldü Sevgilim

O At Öldü Sevgilim

Puslu soğuk bir gecede, kaburga kemiklerimin ortasında yığılan ata ithafen… Tarif edemiyorum sevgilim. Öyle soğuk bir geceydi ki… Belki biraz

Sizden Gelenler

Kahır

Kahır

Ne de zor Her sabah çıkarken artık o eve geri girememek Her zaman olduklarımızdan ayrı yerdeyiz Kimimiz uzun zamandır birlikte
Planlanmış Rastlantısal Olasılık

Planlanmış Rastlantısal Olasılık

Varoluşun ilk anından itibaren, yaşamın zeminini oluşturan olaylara baktığımızda her birinin, kendi içindeki anlamsızlıklar bütünü olduğunu görüyor ve bir bütünün
Gökyüzü

Gökyüzü

Gökyüzü; terk edilmiş, akan damlalar artık onun değil, yeryüzünün. Bu yüzden gökyüzü hep tek başına… Ne kadar biriktirirse biriktirsin bencil
Gün Gelir Kendine Acır İnsan

Gün Gelir Kendine Acır İnsan

Yapmak istediğin onca şey varken yapamamak nedir bilir misin? Biliyorsan eşlik et bana, yalnız değilsin; bilmiyorsan da kulak ver, belki
Bugün Değilse Ne Zaman?

Bugün Değilse Ne Zaman?

“Hep bizi soruyorsun, kendinden hiç bahsetmiyorsun.” dediler konuşurken. Her birinin kendine özgü bir hayatı, mutlulukları, huzur buldukları şeyler vardı. Konuşurken
Açlık

Açlık

Dünya, her gün insanlığın yeni bir gün görebilmesi için durmaksızın dönüyor. Peki, herkes için mi dönüyor bu Dünya? Günler herkes
Tadı Yok Sahiden

Tadı Yok Sahiden

Hiçbir şeyin tadı yok sahiden. İçtiğim çayın, Dinlediğim şarkının. Hiçbir şeyin tadı yok sahiden Bilgeliğin, Cahilliğin Ve sensizliğin. Bir gelip
Üç Maymun

Üç Maymun

Gören var mı; İçimdeki ateşin gözlerimin beyazına sinişini, Pınarındaki damlanın akmak isteyişini, Göl değil, nehir olacağını, Denizlere karışacağını, Gören var
Biraz

Biraz

Biraz yalnızlık var içerimde Düşünmeceler var, kaburgalarımın altında sakince Yedi düvel doksan dokuz tane Eskiden kalma bir radyo ve kırmızı
Gitme

Gitme

Gidiyorsan, bu sefer sessiz git Değmesin matemini tutacağım günlere yüzün Elimin altında yüreğim kanıyorken Beni kan tutan günlerimden çıkart ve
Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...