SON EKLENENLER

Küf

Küf

Güz güneşi gibi aldanır tüm iç sesler Araladığım pencerelerin arasından geçen rüzgar Yokluğunu nasıl da belli ediyor bu bahar. Küf
Zaman

Zaman

Hep  çok etkilendiğim bir hikâyeyi anlatmak istiyorum. Zamanın birinde (Hangisinde bilmiyorum, kendisi de bilmiyor.) bir adam varmış. Her gün güneş
İnanabilseydin Bize

İnanabilseydin Bize

Kaygılarımı sıyırıyor akşamüstü gülüşlerin Şehrin yağmurlarında seni arıyorum İçim bomboş. Gri bulutların dağıtıyor saçlarımdan hüznü Sanki yerle yeksan tüm şarkılar
Bir Balık Düşün

Bir Balık Düşün

Hoyrat dalgalar arasından ufka kulaç atan bir balık düşün. Üzerine öfkeli bulutlardan damlayan gözyaşları, Etrafı, gözlerine kelepçe vurulmuş güneş karanlığı,
Kumbara

Kumbara

Büyüyeceksin çocuk                           Sıkı giyin kalbini. *     
Bir Tek Sana

Bir Tek Sana

Anlatsam anlamazlar, diye sustuğum cümleleri birbir döker oldum.  Ruhumdaki cevherleri aynaya yansıtmıyorum. Görmek isteyen göz bebeklerimden okuyor hayatımı. Çaba göstermiyorum.
Can

Can

Avuçlarıma akıyor sesinden düşen hüznün Duvarlarıma çarpıp pencere pervazlarına tutunuyorsun Kalmak ne zor kelime. Mahzenlerinde kör kuyular, acımsı sevişmeler Sıvası
Clouds

Clouds

Tükenmiş kocaman bir hayatın ortasında boşluğa tutunmuş yaşamaya çalışıyorum. Anlatabileceğim bir hikayem yok. Tuşları bozuk bir klavyeden yalan yanlış kelimelerle
Vaveyla

Vaveyla

Sayıklamak mı tümden çıldırtan? Dantellerle kaplı sandığı aralamak mı? Daha 17’sinde duvağını yüzüne Kefen kadar beyaz, soğuk Titreyerek kapatmak. Susmak…
Öteki Halin Penceresi

Öteki Halin Penceresi

Üç dilek diledim Efsun, üçünde de kalbim acıdı Hangi yolu seçersem yorulmayacaktı ayaklarım? Hangi güle dokunursam batmayacaktı dikeni? Hangi çiçeğe
Güzelim

Güzelim

Bir gülüyorsun, dallarımda açıyor papatyalar Sular berrak, hiç olmadığı kadar temiz gökyüzü Hiç olmadığı kadar güzelim sesin kulağıma varınca Aklım
Gecenin Siyahına

Gecenin Siyahına

Gecenin siyahına yemin etmişcesine zor bir gece oluyor. Kalbimde hissettiğim tüm hislerim bedenime acı olarak saplanıp duruyor.Üstelik ne zaman dineceğini
Dedikodu – 2. Bölüm

Dedikodu – 2. Bölüm

(…) Birinin dürtmesiyle uyandım. Hacı Raşit’ti bu. “Kalk lan berduş. Yatacak yer bulamadın da mı buraya geldin? Kalk git evine.
Bal Rengi

Bal Rengi

İçimin tüm odaları soğuk. Tütün kokusu sarmış duvarları Eşikte buzdan kaleleri fethedilmiş bir ben Pencere pervazlarına saklanan sözler yitik artık
Sonsuz Mutluluk

Sonsuz Mutluluk

Sahi, gerçek midir sonsuz mutluluk? Yoksa her yeni güzelliğin yeniden temenni ettiği bir umut muydu? Neye göreydi peki sonsuzluk? Söyleyin

Sizden Gelenler

Sessiz Alarm

Sessiz Alarm

Alarmım sessize kurulu Saatim yaşımdan bir ömür geri Bilerek ileri alıyorum Vaktin geçmediği, Yaşama yetemediğim zamanlarda Ne kadar ağırlaşsam da
Kahır

Kahır

Ne de zor Her sabah çıkarken artık o eve geri girememek Her zaman olduklarımızdan ayrı yerdeyiz Kimimiz uzun zamandır birlikte
Planlanmış Rastlantısal Olasılık

Planlanmış Rastlantısal Olasılık

Varoluşun ilk anından itibaren, yaşamın zeminini oluşturan olaylara baktığımızda her birinin, kendi içindeki anlamsızlıklar bütünü olduğunu görüyor ve bir bütünün
Gökyüzü

Gökyüzü

Gökyüzü; terk edilmiş, akan damlalar artık onun değil, yeryüzünün. Bu yüzden gökyüzü hep tek başına… Ne kadar biriktirirse biriktirsin bencil
Gün Gelir Kendine Acır İnsan

Gün Gelir Kendine Acır İnsan

Yapmak istediğin onca şey varken yapamamak nedir bilir misin? Biliyorsan eşlik et bana, yalnız değilsin; bilmiyorsan da kulak ver, belki
Bugün Değilse Ne Zaman?

Bugün Değilse Ne Zaman?

“Hep bizi soruyorsun, kendinden hiç bahsetmiyorsun.” dediler konuşurken. Her birinin kendine özgü bir hayatı, mutlulukları, huzur buldukları şeyler vardı. Konuşurken
Açlık

Açlık

Dünya, her gün insanlığın yeni bir gün görebilmesi için durmaksızın dönüyor. Peki, herkes için mi dönüyor bu Dünya? Günler herkes
Tadı Yok Sahiden

Tadı Yok Sahiden

Hiçbir şeyin tadı yok sahiden. İçtiğim çayın, Dinlediğim şarkının. Hiçbir şeyin tadı yok sahiden Bilgeliğin, Cahilliğin Ve sensizliğin. Bir gelip
Üç Maymun

Üç Maymun

Gören var mı; İçimdeki ateşin gözlerimin beyazına sinişini, Pınarındaki damlanın akmak isteyişini, Göl değil, nehir olacağını, Denizlere karışacağını, Gören var
Biraz

Biraz

Biraz yalnızlık var içerimde Düşünmeceler var, kaburgalarımın altında sakince Yedi düvel doksan dokuz tane Eskiden kalma bir radyo ve kırmızı
Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...